KASIM-ARALIK 2025 / AYIN KONUSU

Enstitü çalışmaları ile yerli patates tohumluğunda önemli atılım


Murat ÖZKAN    

20.02.2026 


Türkiye’nin tohumluk patateste dışa bağımlılığını azaltmak ve bölgenin Ar-Ge merkezi olmak vizyonuyla yola çıkan Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün kilit çalışmaları, Enstitü Müdürü Uğur Pırlak tarafından paylaşıldı. TAGEM’e bağlı Niğde merkezli Enstitü; tescil ettirdiği 11 yerli çeşit, hastalık ve zararlılarla mücadele yöntemleri konusundaki öncü rolü ve iklim değişikliğine uyum stratejileri ile sektöre yön veriyor. Pırlak, tarladan sofraya uzanan yerli üretim yolculuğunda gelinen son aşamayı okuyucularımız için anlattı.

Patates Araştırma Enstitüsünü ve çalışmalarınızı kısaca anlatır mısınız?
Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, TAGEM çatısı altında faaliyet gösteren ve Türkiye’de patates konusunda uzmanlaşmış ilk ve tek araştırma enstitüsü. Patates üretiminde Türkiye’nin lider ili olan Niğde’de yer alan enstitümüz, ülkemizin tohumluk ihtiyacını yerli kaynaklarla karşılamak ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla 2005 yılından itibaren yoğun bir ıslah programı yürütüyor.
Bugüne kadar Onaran2015, Fatih, Nahita, Ünlenen, Nam, Çağlı, Muratbey, Leventbey, Niğşah, Saruhan ve Uğur isimli 11 yerli ve millî patates çeşidini geliştirerek tescil ettirmiş bulunuyoruz. Bu çeşitlerden sekizinin tohumluk üretim ve pazarlama hakları özel sektöre devredildi ve sertifikasyon süreci tamamlanan çeşitlerin çiftçilerimize satışı da başladı. Islah çalışmalarımızda başlangıçta yemeklik çeşitlere ağırlık verilmişken son dönemde sektörün talepleri doğrultusunda yüksek verimli cips, parmak patates ve nişastalık gibi sanayilik çeşitlerin geliştirilmesine odaklanıldı. Bu kapsamda bu yıl cipslik özellikteki Uğur çeşidimiz tescil edildi. Ayrıca, patates siğil hastalığı ile ilgili araştırmalarımız devam etmekte ve farklı kabuk ve et rengine sahip genotiplerle yürütülen çalışmalar sonucunda Türkiye’de ilk kez renkli yerli ve millî patates cipsleri enstitümüzde geliştirildi.
Geliştirilen çeşitlerin tanıtımı amacıyla ülkemizin farklı bölgelerinde demonstrasyon dikimleri yapılıyor. Ayrıca KKTC, Arnavutluk, Bosna Hersek, Tacikistan, Özbekistan, Azerbaycan, Komor Adaları gibi birçok ülkede deneme dikimleri de gerçekleştirildi. Bakanlığımızın desteğiyle kurulan modern AR-GE merkezi, laboratuvarlar ve depolama tesisleri sayesinde enstitümüz bugün patates alanında ülkemizin en kapsamlı kamu araştırma merkezlerinden biri olarak çalışmalarını uluslararası düzeyde sürdürüyor.
 

Haber Görseli

PATATESLERİMİZ ULUSLARARASI PAZARDA DAHA ÇOK TERCİH EDİLİYOR
Ülkemizdeki toplam patates üretim miktarı ve ortalama dekara verim nedir? Bu verilerde son yıllarda belirgin bir artış veya azalış gözlemlenmekte mi? İthalat ve ihracat rakamları nedir?
 
Türkiye, patates üretiminde son yıllarda istikrarlı bir gelişim gösteriyor. 2023 yılında 5,7 milyon ton olan üretim, 2024 itibarıyla 6,9 milyon tona ulaşarak önemli bir artış ortaya koydu. 2025 yılında da üretimin 6 milyon ton olması bekleniyor. Ülkemizin dekara 3.500 kilogram düzeyindeki ortalama verimi hâlâ dünya ortalamasının oldukça üzerinde.
 
Dış ticaret verileri de sektörün olumlu yönde ilerlediğine işaret ediyor. Türkiye, taze patateste giderek güçlenen bir ihracatçı ülke konumuna geldi. 2023’te 28 bin ton olan taze patates ihracatımız, 2024 yılında 175 bin tona, 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla da 170 bin ton olarak gerçekleşti. Bu artış, üretim kapasitemizin büyüdüğünü ve Türk patatesinin uluslararası pazarda daha fazla tercih edildiğini gösteriyor.
 
Tohumluk patates konusunda ise dışa bağımlılığı hızla azaltma yönünde güçlü bir ilerleme kaydedildi. Yerli çeşitlerin yaygınlaşmasıyla Türkiye, son yıllarda Azerbaycan, Sırbistan, Irak ve diğer bölge ülkelerine tohumluk patates ihracatı yapar hâle geldi. Bu tablo, tohumluk üretiminde gelecekte net ihracatçı olma hedefimizin artık daha gerçekçi olduğunun bir göstergesi.
 
Ülkemiz patates tarımını tehdit eden en önemli hastalık ve zararlı türleri hangileri? Bunlar hangi bölgelerde ve mevsimlerde daha yoğun görülmekte?
 
Ülkemiz patates tarımını tehdit eden en önemli sorunların başında karantina kapsamındaki patates siğili hastalığı (Synchytrium endobioticum) geliyor. Bu hastalık özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ve Karadeniz’in bazı bölgelerinde önemini koruyor.
 
Bir diğer önemli hastalık, verimi ciddi şekilde etkileyen Mildiyö (Phytophthora infestans) hastalığı. Mildiyö özellikle Karadeniz, İç Anadolu’nun yüksek rakımlı alanları ve geçiş bölgelerinde, havaların serin ve yağışlı seyrettiği ilkbahar sonu - yaz başı döneminde yoğun şekilde görülebiliyor.
 
Viral hastalıklar içinde ise Patates Y Virüsü (PVY) ve Patates X Virüsü (PVX) öne çıkmakta, bunlar daha çok Ege, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde vektör böceklerin (özellikle yaprak bitleri - Aphididae) yoğunlaştığı ilkbahar ve yaz aylarında daha fazla bulaşma riski taşıyor. Zararlılar arasında, ülkemizde en yaygın zarar yapan tür patates böceği (Leptinotarsa decemlineata) olup özellikle İç Anadolu, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde sıcaklıkların yükseldiği ilkbahar sonundan itibaren böcek popülasyonu hızla artmaktadır.
 
Son yıllarda patojen ve zararlı popülasyonlarında ve yayılış alanlarında iklim değişikliğine bağlı bazı değişiklikler gözlemleniyor. Özellikle mildiyö gibi fungal patojenlerin daha uzun süreli ve şiddetli enfeksiyonlara yol açtığı, virüslerin ise vektör popülasyonlarının artışıyla daha geniş alanlarda görüldüğü tespit edildi. Patates böceği ve yaprak bitleri gibi zararlıların bazı bölgelerde daha erken dönemde ortaya çıktığı da gözleniyor.

Fotoğraf Galerisi

Bu hastalık ve zararlılarla mücadele yöntemleri neler?
 
Enstitü olarak çiftçilerimize klasik kimyasal mücadele yöntemlerinin yanı sıra çevre dostu ve sürdürülebilir yaklaşımları da öneriyoruz. En önemli mücadele yöntemi olarak kültürel önlemler, dayanıklı çeşitlerin kullanımı, düzenli tarla kontrolleri ve gerektiğinde kimyasal mücadeleyi bir arada uygulayan sistematik bir yaklaşım olan entegre mücadele (IPM) öneriliyor. Ayrıca doğal düşmanların (predatör böcekler, faydalı mikroorganizmalar) kullanımının teşvik edilmesi ve biyoteknolojik yöntemler olarak hastalıklara dayanıklı genotiplerin geliştirilmesi tedbirler kapsamında teşvik ediliyor.
 
Enstitümüz tarafından geliştirilen yerli ve millî çeşitlerin bir kısmı, patates siğili ve patates mildiyösü gibi önemli patojenlere karşı daha dayanıklı özellikler gösteriyor. Bu çeşitlerin yaygınlaştırılmasıyla üreticilerin hem verim kayıpları azalacak hem de kimyasal ilaç kullanımına olan bağımlılık düşecektir.
 
YERLİ TOHUMCULUKTA ATILIM
Patates tohumculuğunda yerli ve millî çeşitlerin geliştirilmesi konusunda gelinen aşama nedir?
 
Patates tohumculuğunda yerli ve millî çeşitlerin geliştirilmesi konusunda ülkemiz, kamu araştırma altyapısının güçlenmesi ve özel sektörün ıslah kapasitesinin artması sayesinde son derece ileri bir noktaya ulaştı. Enstitümüzün koordinasyonunda oluşturulan modern ıslah altyapısı; doku kültürü laboratuvarları, aeroponik-hidroponik mini yumru üretim sistemleri ve geniş tarla sahalarıyla destekleniyor. Bu güçlü altyapı sayesinde bugüne kadar 11 yerli ve millî çeşidin tescili sağlandı.
 
2024 yılı itibarıyla özel sektöre tohumluk pazarlama ve satış haklarını devrettiğimiz yerli ve millî çeşitlerimizin çiftçilerimize satışlarına başlandı. Özel sektörün katkısı da çok önemli bir boyuta ulaştı. Doğa AR-GE Merkezi 21 çeşit, Yüksel Tohumculuk 9 çeşit gibi önemli sayıda çeşit geliştirerek tescil ettirdi. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle yürütülen bu programlar sayesinde Türkiye, kendi tohumluk ihtiyacını büyük ölçüde karşılayabilen, hatta yerli tohumluğu ihraç etmeye başlayan bir ülke konumuna yükseldi.

Fotoğraf Galerisi

KLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE MÜCADELE STRATEJİLERİ
İklim değişikliğinin patates üretimi ve verim üzerinde etkilerini gözlüyor musunuz? Bu etkilere karşı adaptasyon stratejileriniz neler?
 
Son yıllarda iklim değişikliği; yağış rejimlerinde düzensizlikler, ani sıcaklık artışları, uzun süren kuraklık dönemleri ve zamansız don olayları gibi hissedilir etkiler oluşturuyor. Yüksek sıcaklıklar, patates mildiyösü ve erken yanıklık gibi hastalıkların görülme zamanlarında değişikliklere yol açarak erken uyarı sistemlerinin önemini artırdı.
 
Bu doğrultuda Enstitümüz, iklim değişikliğine uyumlu çeşit geliştirme çalışmalarına büyük ağırlık veriyor. Hem kuraklık toleransı yüksek hem de sıcaklık stresine dayanıklı hatlar üzerinde yoğun ıslah çalışmaları yürütülüyor. Su verimliliğini artıran yetiştirme teknikleri çiftçilere aktarılıyor. Aeroponik ve hidroponik sistemler gibi modern tohumluk üretim yöntemleri sayesinde iklim risklerinden bağımsız, yüksek kalitede mini yumru üretimi sağlanarak üretim zincirinin güvenliği güçlendiriliyor.
 
Enstitü olarak Türk patates sektörünün geleceğine dair beklentiniz nedir? Bu vizyonu gerçekleştirmek amacıyla tarladan sofraya uzanan yerli üretim yolculuğunda gelinen son aşamayı ve üreticilere yönelik kritik mesajlarınızı paylaşır mısınız?
Enstitü olarak vizyonumuz, Türk patates sektörünü tamamen yerli ve millî çeşitlerle güçlendirilmiş yüksek verimli, kaliteli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmak; ülkemizi bölgede patates tohumculuğu ve AR-GE merkezi hâline getirmektir. Yine hedeflerimiz arasında iklim değişikliğine dayanıklı, farklı bölgelere uyum sağlayabilen, hastalık ve zararlılara toleranslı, depolama ve sanayi performansı yüksek çeşitleri daha hızlı geliştirmek ve ihracat kapasitemizi artırmak ön plana çıkıyor.
 
Bu vizyonu desteklemek amacıyla Niğde’de tarımsal üretimi güçlendirmek ve yerli çeşitlerimizin pazara erişimini artırmak üzere önemli bir adım atıldı. Niğde Valiliği öncülüğünde, Enstitümüz, Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve diğer güçlü paydaşlar arasında kapsamlı bir protokol imzalandı. Enstitümüz, özel sektöre devredilen yerli ve millî patates çeşitlerinin çiftçimiz tarafından üretilmesi ve bu ürünlerin market raflarında tüketiciyle buluşmasını sağlayacak sürecin koordinasyonunu üstlendi. Bu çalışmaların sonucu olarak 2025 yılı Kasım ayında, yerli ve millî patates çeşitlerimizin özel sektör iş birliğiyle üretilip ulusal bir perakende zincirinde satışa sunulması sağlandı. Böylece, tarladan sofraya uzanan yerli ve millî üretim yolculuğu başarıyla tamamlandı.
 
Üreticilerimize mesajımız şudur; sertifikalı tohumluk kullanımının, doğru sulama ve gübreleme tekniklerinin, entegre mücadele yöntemlerinin ve modern üretim teknolojilerinin benimsenmesi verim ve kaliteyi doğrudan artıracaktır. Yerli çeşitlerin yaygınlaşması ise üreticilerimizin maliyetlerini azaltarak rekabet gücünü yükseltecek. Türk patatesinin geleceği, üreticilerimizin emeği ve bilimsel altyapımızın birleşimiyle daha da yükselecektir.

patatestohumluğu niğdepatatesaraştırma