KASIM-ARALIK 2025 / ÖZEL HABER

Kahverengi kokarcaya karşı “entegre” seferberlik


Müge ÇEVİK    

23.02.2026 


Türkiye’de özellikle Karadeniz ve Marmara’da paniğe yol açan kahverengi kokarca, sanıldığı gibi kontrolsüz bir tehdit mi? Türkiye’de özellikle fındık başta olmak üzere birçok stratejik üründe risk oluşturan bu zararlıya karşı nasıl mücadele edilmesi gerekiyor? Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak zararlının yayılışına karşı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uyguladığı entegre mücadele stratejilerini, biyolojik kontrolün merkezindeki samuray arıcığını ve sahadaki son durumu tüm teknik boyutlarıyla anlattı.

Kahverengi kokarcanın Türkiye’de bu kadar hızlı yayılmasının temel sebepleri nelerdir? Bu zararlının ülkemize giriş süreci ve yayılım rotası hakkında neler biliyoruz? İklim değişikliği ve küreselleşme gibi faktörlerin yayılım hızına etkisi nedir?
 
Kahverengi kokarca, Latince adı Halyomorpha halys olan, anavatanı Çin, Japonya, Kore yarımadası ve Tayvan olan ve 1998 yılında Amerika’ya, 2004 yılında Avrupa’ya, 2010 yılında Kanada’ya, 2011 yılında Almanya’ya, 2013 yılında Rusya’ya, 2015 yılında Gürcistan’a bulaşmış bir böcek. 5 kıtada 56 ülkeye yayılan kahverengi kokarca 2017 yılında Gürcistan’daki epidemi ile aynı yıl ülkemizde yapılan surveyler ile tespit edilmişti. 2017 yılından 2025 yılına kadar geçen 8 yıl içerisinde mücadele, önleme ve belirlenen mücadele stratejisine hazırlık için parazitoit üretim tesislerinin kurulması gibi alt yapı çalışmaları süreçleri yaşandı.
 
Dünyada en fazla fındık üretim alanına sahip olan ülkemizde, bahçelerde lokal alanlarda toplanmış olan bu böceklerin, kışlaklara toplu halde geçişlerinde göstermiş olduğu doğal toplanma gösterileri vatandaşlarımız arasında paniğe sebep oluyor. Evlere girmesi, “Acaba insan sağlığına zarar verir mi?” korkusu, ulusal ve sosyal medya kanallarında oluşan algılar ile birlikte sanki bu yoğunluğun fındık bahçelerimizde de aynı görüntüyü verdiğinin sanılması ile gündeme oturdu. Oysa kışlaklara çekilirken yapılan mücadele sonucu ölen kokarcalar, kışlaklarda ve hanelerde yapılan mücadele ile ölen kokarcalar ve baharda kışlaklardan inişte yapılan mücadele ile ölen kokarcaların populasyonu ciddi seviyede düşürülmekte. Ayrıca doğada, doğal ölümler de olmakta. İşte tüm bu çalışmalar ile sahaya tekrar yayılan böcekler, lokal toplu inişlerin yaşandığı bazı alanlar hariç, ciddi rekolte kayıplarına sebep olmuyor. Tüm mücadeleyi ve süreci Bakanlık olarak sürekli takip ediyoruz. 

Haber Görseli

Kahverengi kokarcanın Türkiye’de yayılmasının temel sebebi, bu zararlının yaşamını sürdürebilmesi için gereken iklim, sıcaklık ve nemin tam da Karadeniz sahil şeridi ve Marmara bölgesinin bir bölümünde uygun olması. İstilacı olan bu tür, dünyada bu iklime sahip bütün coğrafyalara yayılmış durumda. Bu zararlının ülkemize giriş süreci ve yayılım rotası bu sebeplerden kaynaklanıyor. Ayrıca ticaret, araç, rüzgâr, insan hareketleri ve kendi uçma kabiliyeti de yayılış hızında oldukça etkili. İklim değişikliği ve küreselleşme bu zararlının yeni alanlara yayılmasını kolaylaştırdığı gibi tersi de olabiliyor. Yani yayılışını sınırlandırıyor.
 
Kahverengi kokarca en çok hangi ürünlere zarar veriyor? Bölgesel etkiler nasıl? Ürün kayıpları açısından şu anda riskin büyüklüğü nedir?
 
Kahverengi kokarca en çok fındık başta olmak üzere elma, armut, üzüm, erik, mısır, ceviz, taze fasulye, kivi ve 300’den fazla sebze ve meyvede zarar potansiyeli taşıyor. Bölgesel açıdan ülkemizde en önemli tehdit fındığa karşı görülmekte. Şu anda risk çok yüksek boyutlarda olmasa da, mücadelede gerekli önlemler alınmadığı takdirde, önemli seviyelere çıkma potansiyeli bulunuyor.
 
Ülkemizde mücadelesi ile ilgili gerekli teknik ve idari çalışmalar nelerdir?
 
Kahverengi kokarcanın daha ülkemize giriş yapmadan önce toplum bilincinin artırılması amacıyla, zararlının tanınması, zarar şekli ve mücadele yöntemleri hakkında bilgilendirme çalışmaları yapıldı, afiş ve lifletler hazırlandı. Zirai Mücadele Teknik Talimatı hazırlandı. Mücadele için gerekli bitki koruma ürünleri ruhsatlandırıldı. Merkezde Sağlık Bakanlığı, Çevre  Şehircilik ve İklim Değişikliği  Bakanlığı ve Bakanlığımız ile taşrada ilgili uygulama ve araştırma birimleri ile gerekli önlemlerin müşterek alınması konusunda işbirliğine gidildi ve “Kahverengi Kokarca Eylem Planı” oluşturularak adeta seferberlik ilan edildi. Gerekli tüm idari ve teknik tedbirler süratle alındı ve mücadele birimlerimize İl Tarım ve Orman Müdürlüklerimize, Araştırma Enstitülerimize gerekli bütçe sağlandı, sağlanmaya da devam edilecek.

Fotoğraf Galerisi

SAMURAY ARICIĞI İLE BİYOLOJİK MÜCADELE 
Gelecek sezonlar için öngörüleriniz neler?
 
Gelecek sezon için bütün çabamız doğal denge içerisinde kahverengi kokarcanın yayılışı ve baskılanması sağlanana kadar, mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal mücadele tekniklerinin birlikte entegre edilerek, özellikle kışlak mücadelesi ile popülasyon artışını durdurmak ve düşürmek. Bakanlığımızca üreterek doğaya saldığımız Trisolcus Japonicus yani samuray arıcığının belli bir popülasyona gelmesi ile zararlının baskı altına alınacağını düşünüyoruz.  
 
Biyolojik mücadele, dünyada kabul görmüş olan kahverengi kokarcanın en önemli doğal düşmanı olan samuray arıcığı ile yapılıyor. Bu arıcık kahverengi kokarca yumurtalarının içerisine kendi yumurtalarını koyar ve içinden kendi yavruları yani bizim dost böceklerimiz çıkar. Büyüklüğü kahverengi kokarca böceğinin anteninin üçte biri kadardır. Öyle sanıldığı gibi insan ya da hayvanlara zarar verebilecek bir arı değil, çok küçük bir arıcıktır. Zirai Mücadele ve Tarımsal Araştırma Enstitülerimizde üretimi yapılarak, kokarca yumurta döneminde iken doğaya salımı yapılıyor.  2025 yılında 1,15 milyon samuray arıcığı üretilip 40 ilde salımı yapıldı. 2026 yılı hedefimiz ise 1,65 milyon üretim yapıp salımını gerçekleştirmek. 
 
Çiftçiler bu zararlıya karşı tarlada ve bahçede nelere dikkat etmeli? Çiftçilerin alması gereken mekanik, biyoteknik ve kimyasal önlemler nelerdir?
 
Çiftçilerimizin bu zararlıya karşı tarlada ve bahçede dikkat etmeleri gereken en önemli nokta, Bakanlığımızın talimatlarına uygun mücadele çalışmalarını yürütmek. Kışlaklardan tarla ve bahçelere geçmeden önce gerekli mekanik ve kimyasal mücadeleler yapılmalı, üretim sezonu içerisinde de gerekli mücadele ruhsatlı bitki koruma ürünleri ve teknik tavsiyeler doğrultusunda mutlaka zamanında yapılmalı. Üreticilerimizin alması gereken bütün önlemler ve faaliyetler Bakanlığımızın, İl ve İlçe Müdürlüklerimizin yaptığı eğitim-yayım faaliyetlerinde anlatılıyor. Ayrıca üreticilerimizin ve tüm paydaşlarımızın doğru ve güncel bilgiye ulaşabilmeleri için Genel Müdürlüğümüzce açılan https://kahverengikokarca.tarimorman.gov.tr/ internet adresinde mücadele için gerekli tüm bilgiler veriliyor.  
 
Doğru ilaçlama zamanı ve yöntemi konusunda nelere dikkat edilmesi gerekiyor?
 
Üreticilerimizin Bakanlık tarafından ruhsat verilen bitki koruma ürünleri ile mücadele yapmaları, kimyasal mücadele yapmadan önce diğer mücadele yöntemlerinin kullanılması önemli. Örneğin; ilkbaharda böceğin kışlaklardan inişlerinde ve sonbaharda kışlaklara çıkışlarında özellikle bahçe içlerine değil, orman kenarlarına ve bitkisel ürün olmayan ağaçlara asılan feromon tuzaklar ile zararlıyı bu alanlara çekerek yok etmeleri çok önemli. Devamında üretim sezonu içinde faydalı böcek salımı yapılan alanlarda kimyasal uygulanmaması gerekiyor. Böcek yoğunluğunun fazla olduğu bahçelerde Bakanlığımızın ilaçlama ilanı verdiği dönemlerde, ruhsatlı bitki koruma ürünleri ile zamanında mücadele yapılabilir. 

Fotoğraf Galerisi

FAYDALI BÖCEK SALIMI SONRASI KESİNLİKLE İLAÇLAMA YAPILMAMALI 
Üreticilerin en sık yaptığı hatalar neler? Zararlı tespit edildiğinde çiftçiler hangi kurumlara ve nasıl bildirimde bulunmalı?
 
Fındık üretim alanlarında üretim yapan çiftçilerin üretim sezonu boyunca bahçelerinde değil, şehir dışında ikamet etmeleri sebebiyle mücadele döneminin kaçırılması ve coğrafi şartların zor olması mücadeleyi ayrıca güçleştiriyor. Bunun yanı sıra özellikle faydalı böcek yani samuray arıcığı salımı yapılan alanların kesinlikle ilaçlanmaması gerekiyor. Bu hata hem mevcut sezonu hem de gelecek sezonları tehdit edebilir. Zira bilinçsiz ve gereksiz yapılacak ilaçlamalar biyolojik dengenin oluşmasını geciktirir ve üreticilerimizin daha uzun süre zarar görmelerine neden olur.
 
Kahverengi kokarcanın takibi Bakanlığımız tarafından yapılıyor. Yaklaşık 750 bin hektarlık dünyanın en büyük fındık alanlarında mücadele; Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı birimleriyle; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü ve tüm paydaşların katılımı ile hazırlanan “Kahverengi Kokarca Eylem Planı” kapsamında çevreci ve doğal dengeyi önceleyen bir yaklaşımla yürütülüyor. Burada kilit olan Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda mücadelenin yürütülmesi. 
 
Tarım ve Orman Bakanlığı şu anda kahverengi kokarca ile mücadelede hangi stratejileri uyguluyor?
 
Bulaşık olan ekili dikili alanın tamamında kimyasal mücadele öngörümüz bulunmuyor. Tarımsal üretim ve yaşam alanlarımızı koruyarak hareket etmeliyiz. Kahverengi kokarca ile mücadeleyi birlikte başarırız ancak doğal denge bozulursa yerine gelmesi yüzyıllar alabilir.  Bu itibarla biyolojik mücadele yaparak yani faydalı böcek salımı ile uzun vadede mücadeleyi doğal seyrine çekmek, doğal dengeyi korumak, sürdürülebilir üretim için ana hedefimiz. Bu sırada ürün kaybı yaşamamak için, mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemlerinin hepsinin aynı anda kullanıldığı entegre mücadele yöntemini tercih ediyoruz.   
 
KIŞ MÜCADELESİ ÖNEMLİ
Çiftçilere, üretici birliklerine ve vatandaşlara son olarak hangi önerilerde bulunursunuz? Toplumun bu konu hakkında bilinçlenmesi için nasıl bir iletişim stratejisi yürütülmeli?
 
Kahverengi kokarca ile mücadeleyi her üreticinin iyi bilmesi gerekiyor. Bakanlığımızın İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerimizin teknik tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeli, mücadelede ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanmaları çok önemli. Kahverengi kokarca web sayfasını mutlaka takip etsinler. Bu çalışmaları hep birlikte yapmamız gerekiyor. Özellikle toplu yapılan mücadele çalışmaları her zaman bireysel çalışmalardan daha etkili olmuştur. Toplu mücadeleyi önemsiyoruz. Doğada bir böceği tamamen yok etmek neredeyse imkânsızdır.  Böcek yoğunluğunun ekonomik zarar seviyesinin altında tutulması ve mücadele eşiğine geldiğinde mücadelesinin yapılması temel prensibimiz. 
 
Aslında göz ardı edilen ve farkında olunması gereken önemli bir durum da şudur ki; geniş alanlardan azar azar bir araya gelerek toplu bir şekilde kışı geçirmek isteyen bu böcek hava sıcaklıklarının düşmesi ile birlikte, kendilerini kış soğuklarında koruyabileceği korunaklı alanların (ev, depo, ahır, merek, serendi vb.) etrafını sarmakta ya da bir çatıda birikmektedir. 
 
Üretim alanları ve ormanlardan gelen bu böceklerin kışlakta bir araya gelmesi durumu aslında mücadele için bir fırsat. Bu durum bize toplu mücadele çalışmaları ile başarı sağlayacak ve bir sonraki yılın ürününe kokarcanın ciddi zarar vermesine engel olacaktır. Bilinçli bir kış mücadelesi ile zararı minimum düzeylere indirmek mümkün. Doğada bulunan faydalıların da çoğalması ile önümüzdeki yıllarda zararlı popülasyonunun düşeceğini düşünüyor, bütün plan ve programımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. 
 
Sizin aracılığınızla mücadelede Bakanlığımızın önerilerine göre hareket eden ve mücadele eden Bakanlığımızın ilgili birimlerine, üreticilerimize, üretici örgütlerimize, ilgili Bakanlıklarımıza, ziraat odaları ve ihracatçı birlikleri ile tüm paydaşlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Kahverengi kokarca