KASIM-ARALIK 2025 / BİTKİSEL ÜRETİM

Türk narı kalitesiyle dış pazarda tercih sebebi


Hülya OMRAK    

23.02.2026 


Türkiye, yetiştirilen narın kalitesi ve üretim miktarı ile dünyada öne çıkıyor. Ülkemizde nar üretimi 2015’te yaklaşık 446 bin ton iken 2024 yılında bu rakam 703 bin tonun üzerine çıktı. Kalitesiyle de çokça tercih edilen Türk narının ihracat değerine ve yetiştirme koşullarına dair bilinmesi gerekenleri Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde (BATEM) görevli Ziraat Yüksek Mühendisi Alpaslan Şahin Türk Tarım Orman Dergisi için anlattı.

Türkiye nar üretiminde dünyada kaçıncı sırada yer alıyor? Son yıllarda üretim miktarı ve üretim alanları nasıl bir değişim gösterdi?
 
Son yıllarda dünyada 835 bin 950 hektarlık alanda 8,1 milyon ton nar üretimi yapıldığı tahmin ediliyor. Başlıca nar üreten ülkeler ise üretim miktarı yönünden sırasıyla Hindistan, İran, Çin, Türkiye, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri. Dünyada ve ülkemizde nar üretimi oldukça arttı ve artmaya da devam ediyor. Ülkemizde nar üretimi 2015 yılında 307 bin 511 dekarlık alanda yapılırken 2024 yılında 294 bin 13 dekarlık alanda yapılıyor. Nar üretim miktarımız ise 2015 yılında 445 bin 750 ton iken 2024 yılında 703 bin 425 tona yükseldi. 
 
ANTALYA NAR ÜRETİMİMİZİN YÜZDE 25’İNİ KARŞILIYOR
Hangi bölgeler ve iller nar üretiminde öne çıkıyor?
 
Nar üretiminin en fazla yapıldığı bölgeler narın ekolojik isteklerine de uygun olarak üretim miktarı sırasına göre Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu. 2024 yılında nar üretiminin en fazla yapıldığı ilk beş ilimiz sırayla Antalya, Mersin, Adana, Muğla ve Denizli. Antalya 175 bin 574 ton üretimle nar üretimimizin yaklaşık yüzde 25’ini karşılamaktadır.

Haber Görseli

TÜRKİYE, NAR ANAVATANI İÇİNDE YER ALIYOR
Türkiye’de en çok hangi nar çeşitleri yetiştiriliyor? 
 
Türkiye, narın anavatanı sınırları içinde yer alması nedeniyle çok fazla genotipe sahip. Ancak nar üretiminin yüzde 85-90’lık payla ilk sırasını Hicaznar çeşidi alıyor. Bunun dışında yetiştiriciliği yapılan diğer nar çeşitleri ise 33 N 16 (Silifke aşısı), 33 N 26 (Çekirdeksiz VI), 33 N 24 (Beynarı), Ernar (07 N 03) ve Erdemli-Aşınar (33 N 11) ve İzmir 1513’tür.
 
Üretimde karşılaşılan en önemli hastalık ve zararlılar nelerdir ve bunlarla mücadelede hangi yöntemler kullanılıyor?
 
Narın en önemli sorunu kök çürüklüğü (Phytophthora) hastalığı. Ruhsatlı çok az fungisit var ama onlar da yeterince etkili değil. En etkili yöntem dayanıklı anaç geliştirmek. Fakat şu an hastalığa dayanıklı anaç bulunmuyor.
 
İkinci olarak kahverengi leke (Alternaria) hastalığı yaygın olarak görülüyor. Bu hastalığa karşı ruhsatlı fungisitler var ama ilaçlama zamanlarına dikkat etmek gerekiyor.
 
Narın ana zararlıları ise harnup güvesi ve portakal güvesidir. Bu zararlıların larvaları meyve dokusunda beslenerek zarar yapmaktadır. Mücadelesinde bacilluslu preperatlar kullanılmaktadır.
 
Diğer önemli bir zararlısı turunçgil unlubitidir. Bu zararlı ile en etkili mücadele yöntemi ise biyolojik mücadele. Bu kapsamda Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) tarafından üretilen Cryptolaemus motrouzieri ve Leptomastix dactylopii türleri mücadelede oldukça etkili. BATEM tarafından yapılan çalışmalara göre ağaç başına 5 predatör, 10 parazitoit öneriliyor.

Haber Görseli

ÜRETİCİ MODERN SULAMA TEKNİKLERİNİ TERCİH ETMELİ
Üreticilerin sulama ve gübreleme gibi tarımsal uygulamalarda karşılaştığı zorluklar ve maliyetler hakkında bilgi verir misiniz?
 
Nar üreticileri için sulama hem verim ve kalite açısından vazgeçilmez hem de artan maliyetler ve çevresel koşullar nedeniyle yönetilmesi zor bir üretim aşaması. Bu nedenle suyun verimli kullanılması, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması ve üreticilere yönelik eğitim ve desteklerin artırılması büyük önem taşıyor. Yer altı sularının azalması, baraj ve kanallardan yeterli su temin edilememesi nar üreticileri için özellikle kurak dönemlerde ciddi bir sorun oluşturuyor. Bununla birlikte artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar, nar bahçelerinde su stresini artırırken sulama planlamasını zorlaştırıyor.
 
Yanlış veya yetersiz sulama meyve çatlaması, verim ve kalite kaybına yol açabiliyor. Modern sulama teknikleri (damla sulama, otomasyon vb.) konusunda bilgi ve eğitim eksikliği, uygulamaları sınırlandırmakta. Ayrıca damla sulama sistemleri, borular, filtreler, vanalar ve otomasyon ekipmanları başlangıçta yüksek yatırım gerektirmesi ve elektrik veya mazotla çalışan pompaların enerji giderlerinin yüksek olması nar üretim maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor.
 
Gübrelemede ise toprakta besin elementi yeterince olduğu hâlde bitkinin bunu alamaması, üreticinin bu durumu besin elementi eksikliği olarak değerlendirerek daha fazla gübre kullanması, bitkinin mikro besin elementlerine hassas olmasına yol açıyor. Fenolojik döneme uygun gübreleme bilgisinin eksikliği, yaprak ve toprak analizi maliyetleri, gübre fiyatları ve girdi maliyetlerindeki dalgalanma, aşırı gübrelemenin gizli maliyeti, gübrelemede üreticinin karşılaştığı temel sorunları oluşturuyor. Bu konuda çözüm, karşılaşılan gübre eksikliğine karşı bilgi-zaman-maliyet dengesinin kurulabilmesidir.

Haber Görseli

2024’TE ÜRETİLEN NARIN YÜZDE 21’İ İHRAÇ EDİLDİ
Türkiye nar üretiminin ne kadarlık bir kısmı ihraç ediliyor ve ihracat pazarlarımızda hangi ülkeler ön plana çıkıyor?
 
Nar üretimimizdeki artışa paralel olarak nar ihracatımız da olumlu etkilenerek arttı. 2015 yılında 98,1 milyon dolarlık ihracatımız, 2024 yılında 156 milyon dolara yükseldi. 2024 yılındaki 703 bin 425 tonluk nar üretimimizin 148 bin 13 tonluk miktarı (yüzde 21) ihraç edildi. 2020-2024 yılları arasında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler: Rusya, Almanya, Irak, Ukrayna, Birleşik Krallık ve Hollanda.
 
TÜRK NARI KALİTESİYLE DIŞ PAZARDA ÖNE ÇIKIYOR
Uluslararası pazarda Türk narı hangi özellikleriyle (kalite, tat, renk) rekabet ediyor?
 
Türk narı (Hicaznar), uluslararası pazarda özellikle iri meyve yapısı, çekici kırmızı kabuk ve dane rengi, mayhoş tadı, uzun raf dayanımı (dayanıklılık) gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Bu özellikleri ile son yıllarda Türk narı Rusya, Almanya, Irak başta olmak üzere uluslararası pazarda güçlü bir konuma sahip. Nar ülkemizde taze meyve olarak ihraç edilmesinin yanında meyve suyu, konsantre ve nar ekşisi gibi ürünler şeklinde de uluslararası pazarda yer buluyor.
 
Türkiye’de narın sadece taze tüketiminin ötesine geçerek sanayilik ürünlere (işlenmiş nar suyu, tanesi) dönüştürülmesi potansiyeli ne durumda? Bu alandaki yatırımları artırmak için neler yapılabilir?
 
Nar ülkemizde yüksek oranda taze olarak tüketiliyor. Ayrıca ülkemiz meyve suyu endüstrisi güçlü bir altyapıya da sahip. Nar çekirdek yağı da özellikle son yıllarda kozmetik ve takviye edici gıda endüstrisinde yüksek katma değerli bir ürün olarak yer buldu. Türkiye bu anlamda da önemli fırsatlara sahip. Nar ürünlerinde üretimin artırılmasından önce stabil kaliteye sahip marka ürünlerin oluşturulması hedeflenmelidir. Türkiye nar ve nar ürünleri üretiminin mevcut pazar stabilitesi anlamında meyve üretiminin kontrollü şekilde devam etmesi yerinde olacaktır.

nar üretimi