KASIM-ARALIK 2025 / DİJİTAL TARIM

Kırsalda görünür olmak: sosyal medya ve mikro girişimcilik


Serhan KAYMAK    

23.02.2026 


Dijital çağın sunduğu fırsatlar sadece şehirlerin değil kırsalın da kapısını çalıyor. Bir akıllı telefon ve internet bağlantısıyla köyünden dünyaya açılan girişimciler, yerel üretimlerini büyük pazarlara taşıyor.

Karadeniz’in yüksek yaylalarında yetiştirilen organik bal, Ege’nin köylerinde üretilen zeytinyağı, Anadolu’nun içlerinden gelen el dokuması kilimler... Bir zamanlar sadece köy pazarlarında satılan bu değerli ürünler, bugün sosyal medya sayesinde yüzlerce kilometre ötedeki müşterilere ulaşabiliyor.
 
Kırsal alanda yaşayan üreticiler için sosyal medya, bir iletişim aracı olmasının yanı sıra ekonomik bağımsızlığın ve yerel kalkınmanın en önemli araçlarından biri hâline geldi. Instagram’da paylaşılan bir fotoğraf, Facebook’ta anlatılan bir üretim hikâyesi ya da YouTube’da gösterilen bir gelenek, küçük üreticileri görünür kılıyor ve onlara doğrudan müşteriye ulaşma imkânı sunuyor.
 
Mikro girişimcilik, az sermaye ile başlanan, genellikle aile işletmesi ölçeğinde ve yerel kaynaklara dayalı üretim modellerini ifade eder. Kırsalda ise bu kavram, çiftçiliğin, hayvancılığın, el sanatlarının ve yerel lezzetlerin ticari değere dönüşmesi anlamına gelir.
 
Sosyal medyanın gücüyle birleşen mikro girişimcilik ile geleneksel reklam yöntemlerinin yüksek maliyetleri yerine, ücretsiz sosyal medya hesapları ile geniş kitlelere ulaşmak mümkün. Ülkemizin dört bir yanından yükselen başarı hikâyeleri, sosyal medyanın kırsal kalkınmadaki potansiyelini gözler önüne seriyor. Bir çiftçi, tarlasındaki organik domatesleri telefonuyla fotoğraflayıp paylaşarak, büyük şehirlerdeki sağlıklı beslenmeye önem veren tüketicilerin ilgisini çekebiliyor. Sosyal medya, üreticiye sadece ürün satışı yapma fırsatı sunmakla kalmıyor. O ürünün arkasındaki emek, gelenek ve doğallık hikâyesini anlatma fırsatını da sunuyor. 

Haber Görseli

KIRSALDAKİ GİRİŞİMCİLER SOSYAL MEDYAYI NASIL DAHA ETKİLİ KULLANABİLİR?
 
Potansiyel müşteriler; profesyonel olmayan, doğal fotoğraf ve videoları daha samimi ve güvenilir bulunuyor. Tarlada, hayvan barınağında, mutfakta çekilen içerikler, üretimin gerçekliğini yansıtıyor. Takipçilerle bağ kurmak ve sosyal medya algoritmalarının görünürlüğü artırması için düzenli olarak paylaşım yapmak gerekiyor.  Sadece ürün fotoğrafı değil üretim süreci, köy hayatı, gelenekler hakkında da samimi paylaşımlar yapmak bu bağı güçlendiriyor. Paylaşımlara gelen yorumlara cevap vermek, sorular sorup anketler düzenlemek, iletişimin iki yönlü olmasını sağlıyor. Üreticiyi farklılaştıran en önemli unsurlar yöresel ürünleri, geleneksel üretim yöntemlerini ve doğal ortamı paylaşmak…
 
Sosyal medya, özellikle kırsal alanda yaşayan kadınlar ve gençler için eşsiz fırsatlar sunuyor. Kadın girişimciler, el emeği ürünlerini, ev yapımı lezzetlerini ve organik ürünlerini sosyal medya üzerinden satarak hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kendi ayakları üzerinde durmanın gururunu yaşıyor. Gençler ise köylerinde kalarak girişimcilik yapabileceklerini görüyor. Göç etmek zorunda kalmadan, kendi topraklarında, modern araçlarla hayvancılık ve tarımsal üretim yapıp pazara açılabiliyor. 
 
Kırsalın geleceği, geleneksel bilgi ile modern teknolojinin buluşmasında yatıyor. Sosyal medya ve dijital araçlar, atalarımızdan miras aldığımız üretim bilgisini, değerlerini ve ürünlerini dünya ile buluşturmamızı sağlıyor. Paylaşılan her fotoğraf ve hikâye, kırsalın canlanmasına, gençlerin topraklarında kalmasına ve yerel ekonominin güçlenmesine katkı sağlıyor.
 
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sunulan destek programları ve eğitimler hakkında detaylı bilgi için il ve ilçe müdürlüklerimize başvurabilir, Bakanlığımızın web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

sosyal medya