MART-NİSAN 2026 / RÖPORTAJ
Bahar hazırlığı konusunda çiftçilere altın değerinde öneriler
Baharın gelişi ve doğanın uyanması ile birlikte tarlalarda yoğun bir çalışma başlıyor. Tarlada ekim öncesi yapılacak hazırlıklar, eğer doğru yapılmazsa hem verim hem zaman hem de kazanç kaybına yol açabiliyor. Bu kapsamda toprağın işlenmesi, gübrelenmesi, neminin korunması ve yabancı ot mücadelesi büyük önem taşıyor. Tarla bitkilerinde verimli ve sürdürülebilir bir üretim faaliyeti için yapılması gerekenleri dergimize anlatan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Sancak, çiftçilere tüm bu konularda altın değerinde öneriler ve uyarılarda bulundu.
Tarla bitkileri için baharda toprak hazırlığı ile ilgili öncelikle yapılması gerekenler nelerdir?
Bahar geldiğinde tarlaya çıkmadan önce bazı işleri sırasıyla yapmak hem zaman hem para tasarrufu sağlar. İlk ve en önemli adım toprak analizidir. Toprak analizi, toprağınızda hangi besin maddelerinin eksik, hangilerinin yeterli olduğunu gösterir. Analiz yaptırmadan gübre atmak, hem paranızı boşa harcar hem de toprağınıza zarar verebilir. Her 3-4 yılda bir mutlaka toprak analizi yaptırın.
Geçen yıldan kalan anız (sap, kök artıkları) tarlanızda duruyor olabilir. Anızı kesinlikle yakmayın. Anız yakmak toprağın organik maddesini azaltır, faydalı canlıları öldürür ve toprak yapısını bozar. Bunun yerine anızı toprağa karıştırarak organik madde kaynağı olarak değerlendirin. Eğer anız çok fazlaysa, parçalayıcı ile ufaltıp sonra toprağa karıştırmak en doğrusudur.
Toprağı işlemeden önce nem durumunu kontrol edin. Çok ıslak toprakta işleme yaparsanız toprak sıkışır, pulluk tabanı dediğimiz hava geçirmez bir tabaka oluşur. Çok kuru toprakta ise kesekler büyük ve sert olur, sonradan kırmak zorlaşır. Toprağı elinize alıp sıktığınızda şekil alıyor ama kolayca dağılıyorsa, toprak işlemeye hazır yani toprak tavında demektir. Eğer sıktığınızda yapışıyorsa veya su çıkıyorsa, birkaç gün daha bekleyin.
Tarlaya çıkmadan önce pulluk, diskaro, kültüvatör gibi aletlerinizi kontrol edin. Bıçaklar, uçlar ve tırnaklar aşınmış olabilir. Keskin olmayan aletlerle çalışmak hem yakıt tüketimini artırır hem de toprağı düzgün işlemez. Gerekli bakım ve onarımları önceden yaptırın.
İşleme sonrası toprağın üst kısmı ince, alt kısmı ise biraz daha sıkı olmalıdır. Böylece tohum iyi temas eder ve su yukarı çıkabilir. Fazla işleme toprak yapısını bozar; mümkün olduğunca az sayıda geçişle tohum yatağı hazırlamaya çalışın. Yabancı otlardan temizlenmiş, üniform bir ekim için uygun hâle gelmiş bir tarla olmalıdır.
Haber Görseli
Prof. Dr. Cengiz Sancak Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi
TOPRAK İŞLEMESİZ TARIM İÇİN SABIR GEREKİR
Toprak işlemesiz tarım son yıllarda yaygınlaşıyor. Toprak işlemesiz tarımın avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de doğrudan ekim, sıfır sürüm adlarıyla da bilinen toprak işlemesiz tarım giderek yaygınlaşıyor. Bu yöntemde toprak sürülmez, tohum doğrudan ekim makinesi ile anız üzerine ekilir.
Toprak işlemesiz tarımın avantajlarını şöyle sıralayabiliriz:
Yakıt ve işçilik masrafları büyük ölçüde azalır (yakıtta %50-70’e varan tasarruf). Toprak erozyonu belirgin şekilde azalır, rüzgâr ve su erozyonuna karşı anız kalkanı oluşur. Topraktaki organik madde artar, solucan vb. faydalı toprak canlıları çoğalır.
Toprak nemi daha iyi korunur, kurak dönemlerde bitki daha az su stresi yaşar. Toprak yapısı zamanla iyileşir, sıkışma azalır. Daha fazla tarlayı daha kısa sürede ekebilirsiniz.
Dezavantajları ise şöyle belirtebiliriz:
Başlangıçta özel doğrudan ekim makinesi gerekir. İlk 2-3 yıl verimde hafif düşüş yaşanabilir, toprak yeni sisteme uyum sağlayana kadar sabır gerekir. Yabancı ot sorunu artabilir, herbisit yani ot öldürücü ilaç kullanımı gerekebilir. Ağır bünyeli dediğimiz killi ve drenajı kötü topraklarda başarı daha düşük olabilir. Hastalık ve zararlılar anız altında barınabilir, iyi bir ekim nöbeti şarttır. Eğimli arazilerde doğrudan ekim makinesi zorlanabilir.
Toprak işleme hangi durumlarda gereklidir?
Toprak işlemesiz tarım her durumda uygulanamaz. Ancak bazı durumlarda toprak işleme hâlâ gereklidir. Örneğin sıkışmış topraklarda, yani ağır makinelerle sürekli geçilen tarlalarda, derine inen sıkışma yani pulluk tabanı oluşmuşsa, bunu kırmak için dipkazan ile derin işleme gerekir. Drenaj sorunu olan alanlarda yani su tutan, çoğu zaman bataklık gibi olan tarlalarda, suyun süzülmesini sağlamak için toprak işleme yapılmalıdır. Toprakta pH düzeltmesi gerektiğinde; kireçleme veya kükürt uygulaması yapılıyorsa, bunların toprağa karıştırılması için işleme gerekir. Ciddi yabancı ot veya hastalık baskısı söz konusuysa, bu tarlalarda başlangıçta işleme gerekebilir. Ayrıca yeni tarla açma yani ilk kez tarıma açılacak veya çayır-mera olan arazilerde toprak işleme kaçınılmazdır.
Çiftçilerimize şöyle bir tavsiyemiz var: Toprak işlemesiz tarıma geçmek istiyorsanız, tüm tarlanızı birden dönüştürmeyin. Önce küçük bir parselde deneyin, 2-3 yıl sonuçlarını gözlemleyin, sonra genişletin. Doğrudan ekimi öneriyoruz ancak, uygun alet ve ekipman bulunmuyorsa mutlaka azaltılmış toprak işlemeyi tercih etmeliyiz.
Özellikle buğday, mısır, patates, ayçiçeği gibi ürünlerde hangi bölgelerde nasıl bir gübreleme yapılmalı? Bahar gübrelemesinde nelere dikkat edilmeli?
Her bitkinin besin ihtiyacı farklıdır. Ayrıca Türkiye’nin farklı bölgelerinde toprak yapısı ve iklim değiştiği için gübreleme de buna göre ayarlanmalıdır. Unutulmaması gereken en önemli konulardan biri de fosforlu gübrelerin mutlaka ekimle birlikte, azotlu gübrelerin farklı dönemlerde bölerek verilmesidir. Ticari (kimyasal) gübrelerin yoğun kullanıldığı günümüzde, organik kökenli gübre dediğimiz ahır gübresi, yeşil gübre ve kompost gübre kullanımına da önem verilmelidir. Toprak verimliliğinin korunmasında bu gübrelere ihtiyaç vardır.
Bazı tarla bitkileri için genel gübreleme önerileri verebilsek de kesin miktarlar için mutlaka toprak analizi sonuçlarına bakılmalıdır.
Buğday, Türkiye’nin en yaygın tarla bitkisidir. Gübrelemede azot (N) en önemli besin maddesidir. Fosfor (P) ise kök gelişimi ve kardeşlenme için kritiktir. Buğdayda azotlu gübre miktarı; hedeflenen verim ve protein oranı, toprak analizi, önceki ürün, yağış ve sulama durumuna göre belirlenmelidir. Genel olarak 100 kg tane verimi için yaklaşık 2-3 kg saf azot hesaplamada esas alınabilir. Ancak uygulanacak gerçek azot miktarı, toprakta mevcut yarayışlı azot da dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu nedenle ekim öncesi toprak analizi yapılması esas alınmalıdır. Fosfor, buğdayın özellikle çıkış ve erken gelişme döneminde kritik öneme sahiptir. Bu nedenle fosforlu gübre, toprak analizine göre ve ekim döneminde kök bölgesine yakın uygulanmalıdır.
Mısır, çok azot isteyen bir bitkidir. Fosfor ve potasyum da önemlidir. Mısırda gübreleme genellikle ekimle birlikte ve bitki diz boyu iken (6-8 yapraklı dönem) olmak üzere iki aşamada yapılır.
Patates, potasyumu (K) en çok isteyen bitkilerden biridir. Potasyum yumru iriliğini ve kalitesini doğrudan etkiler. Ayrıca azot ve fosfor da gereklidir.
Ayçiçeği derin köklü bir bitkidir ve toprağın alt katmanlarından besin alabilir. Yine de azot ve fosfor gübrelemesi verim için önemlidir. Ancak aşırı azot bitkiyi fazla uzatır, devrilme riskini artırır.
GÜBRELEMEDE ZAMANLAMA HER ŞEYDİR
Bahar gübrelemesi, bitkinin en çok besin ihtiyacı duyduğu dönemde yapılan uygulamadır. Doğru zamanda, doğru miktarda ve doğru şekilde yapılan gübreleme verimi önemli ölçüde artırır. Gübreyi çok erken atarsanız kış yağmurları onu yıkayıp götürür. Çok geç atarsanız bitki kritik büyüme dönemini kaçırır. Buğdayda sapa kalkma başlangıcı (şubat sonu-mart), mısırda 6-8 yaprak dönemi en uygun zamanlardır. Hava tahminlerini takip edin, gübre uygulamasından 1-2 gün sonra yağmur yağması idealdir.
Bahar üst gübrelemesinde genellikle azotlu gübreler kullanılır. En yaygın olanları %33’lük amonyum nitrat (%33 AN), üre (%46 N) ve amonyum sülfat (%21 N, %24 S) gübresidir. Toprak analizi sonucuna göre seçim yapılmalıdır. Üre, sıcak havalarda havaya uçma (buharlaşma) riski taşır; bu yüzden serin saatlerde veya sulama öncesinde uygulanmalıdır.
“Çok gübre çok verim” düşüncesi yanlıştır. Aşırı gübre bitkiye zarar verir, toprağı tuzlandırır, yer altı sularını kirletir ve paranızı boşa harcar. Toprak analizine göre sadece ihtiyaç kadar gübre verin. Özellikle azot fazlası buğdayda yatma sorununa, patateste yumru kalitesinin düşmesine, ayçiçeğinde devrilmeye yol açar.
TOPRAK NEMİNİN KORUNMASI, SULAMA KADAR ÖNEMLİ
Bitkisel üretimde suyun verimli kullanımı bağlamında toprak neminin korunması için bahar toprak işlemesinde hangi derinliklere dikkat edilmeli?
Su, tarımın can damarıdır. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu gibi özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde topraktaki mevcut nemin korunması, sulama kadar hatta bazen sulamadan bile daha önemlidir. Bahar toprak işlemesi, topraktaki nemi ya korur ya da kaybettirir. Bu tamamen işleme derinliğine ve yöntemine bağlıdır.
Baharda derin sürüm yapmayın. Derin sürüm (pullukla 25-30 cm) sonbaharda yapılmalıdır. Baharda sadece yüzeysel (5-8 cm) veya en fazla orta derinlikte (15 cm) işleme yapın. Derin işleme en fazla nem kaybettiren yöntemdir ve sadece sıkışma varsa gereklidir.
Malçlama (örtüleme) yapılması da nem kaybını önlemede önemlidir. Anız, saman veya yeşil örtü bitkisi kalıntılarını toprak üzerinde bırakmak, buharlaşmayı yüzde 30-50 oranında azaltabilir.
Gereksiz işleme geçişlerinden de kaçının. Her işleme geçişi toprağı alt üst eder ve nem kaybettirir. Diskaro+merdane gibi kombine ekipmanlarla tek geçişte işi bitirmeye çalışın.
Toprak işleme sabah erken saatlerde yapılmalıdır. Öğleden sonra toprak daha sıcak olur ve işleme sırasında daha fazla nem kaybı yaşanır. Toprak işleme sonrası merdane ile bastırma, toprak yüzeyini düzleştirerek buharlaşma yüzeyini azaltır ve nem kaybını önemli ölçüde azaltır.
Unutulmamalıdır ki bir tarla geçişi, topraktan yaklaşık 5-10 mm su kaybettirir. Gereksiz her geçiş, yağmur yağmadan önce kaybettiğiniz sudur. Az işleme, çok nem demektir.
YABANCI OTLAR, TOHUM BAĞLAMADAN YOK EDİLMELİ
Yabancı ot mücadelesi nasıl yapılmalı? Yabancı ot tohumlarının dağılarak daha çok yabancı ot ortaya çıkmasını engellemek için nelere dikkat edilmeli?
Yabancı otlar, bitkilerle su, besin ve ışık için yarışır. Zamanında mücadele edilmezse verimi yüzde 20’den yüzde 80’e kadar düşürebilir. Üstelik yabancı otların tohumları toprakta 10-20 yıl canlı kalabilir. Bu yüzden mücadelenin temel prensibi: yabancı otları tohum bağlamadan önce yok etmek.
Yabancı otlarla çapa, kültüvatör ve frezelerle yapılan mekanik mücadele en eski ve hâlâ en etkili yöntemlerden biridir.
Yabancı otlarla kimyasal mücadelede, yabancı ot ilaçları yani herbisitler kullanılmaktadır. Herbisitler doğru kullanıldığında etkili bir araçtır. Ancak yanlış kullanım hem çevreye zarar verir hem de yabancı otlarda ilaç dayanıklılığı gelişmesine yol açar.
Öncelikle doğru ilaç seçilmelidir. Tarlada hangi yabancı otların olduğunu bilinmeli. Dar yapraklı (çim türleri) ve geniş yapraklı (yaprak döken otlar) otlara karşı farklı ilaçlar kullanılır.
Herbisitler doğru zamanda uygulanmalıdır. Çıkış öncesi ilaçlar ekimden hemen sonra, çıkış sonrası ilaçlar yabancı otlar küçükken uygulanır.
Doğru dozda kullanım da kritik önemdedir. Az doz etkisiz kalır, fazla doz kültür bitkisine zarar verir. Bu sebeple etiket üzerindeki önerileri mutlaka okuyun ve uygulayın.
Her yıl aynı ilacı kullanmayın. Aynı etki mekanizmasına sahip herbisitleri sürekli kullanmak, dayanıklı yabancı ot popülasyonları oluşturur. İlaçları döndürerek (farklı gruplardan) kullanın.
Mücadelenin en önemli parçası, yabancı otların tohum yapmasını engellemektir. Bir tek yabancı ot bitkisi, türüne göre binlerce hatta on binlerce tohum üretebilir. Bu tohumlar toprağa karışınca yıllarca sorun çıkarır. Bu yüzden hasat öncesi yabancı otları temizleyin. Hasat makinesi tarladan tarlaya geçerken yabancı ot tohumlarını taşır. Hasat öncesi tarla kenarlarındaki yabancı otları biçin. Bir tarladan diğerine geçmeden önce biçerdöverin eleğini, elevatörünü ve platformunu temizleyin. Böylece tohum taşınması azalır. Tarla kenarlarında, yol kenarlarında ve kanal boylarında yabancı otları tohum dökmeden önce biçin. Bunlar adeta tohum fabrikası gibi çalışır. Tescilli ve sertifikalı tohum, yabancı ot tohumu karışma riski çok düşük olan tohumdur. Kendi tohumunuzu kullanıyorsanız mutlaka temizleyin. Ekim nöbeti uygulayın. Çünkü aynı bitkiyi üst üste eklemek, o bitkiye özgü yabancı otları çoğaltır. Buğday-mısır-ayçiçeği gibi farklı bitkiler ekleyerek yabancı ot döngüsünü kırın. Tarla kenarları, sulama kanalları ve yol kenarları yabancı otların en çok tohum ürettiği yerlerdir. Buralarda düzenli biçim yapın.