MART-NİSAN 2026 / GÜNDEM

Ulusal Egemenlik fikrinin kurumsallaşması: 23 Nisan ve Atatürk


Doç. Dr. Okan CEYLAN - Doç. Dr. Suna ALTAN    

05.06.2026 


Egemenliğine doğrudan doğruya sahip olmanın kıymetini pekiyi anlayan ve pekiyi bilen millet, bu mukaddes egemenliğine karşı baş gösterecek her tehlikeyi kahredecektir.

Modern Türkiye’nin siyasal ve toplumsal kuruluş sürecinde gerek kongrelerde gerekse 1921 yılındaki Teşkilat-ı Esasiye’de ulusal egemenlik kavramı merkezi bir yere sahiptir. Bu kavramın tarihsel olarak kurumsallaştığı en önemli dönüm noktalarından biri 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıdır. Bu tarih yalnızca yeni bir meclisin faaliyete başlamasını değil aynı zamanda egemenliğin kaynağının hanedan iradesinden millete devredildiği köklü bir siyasal dönüşümü ifade eder. Bu siyasal dönüşüm aynı zamanda ülkeyi yönetme meşruiyetinin yeryüzüne indirilmesi ve halka dayandırılması ile laikleşme yolunda da önemli bir adımdır. Bu nedenle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, modern Türk devletinin siyasal felsefesini yansıtan tarihsel bir sembol niteliği taşır. Bu dönüşümün mimarı ise hiç kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.

600 küsur yıl hüküm süren Osmanlı Devleti’nde egemenlik anlayışı geleneksel monarşik bir yapıda yürütülmüştür. Devlet otoritesi padişahın şahsında toplanmış, siyasal meşruiyet ise büyük ölçüde hanedan geleneği ve 16. asrın başlarında Osmanlı Sultanı olan Yavuz Sultan Selim’den itibaren dinî otoriteyle ilişkilendirilmişti. Ancak 19. Yüzyılda Avrupa’da başlayan modernleşme girişimleri ve anayasal hareketler egemenlik anlayışında kademeli bir dönüşümün zeminini hazırladı. Buna rağmen I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti’nin siyasi ve askerî bakımdan çöküş sürecine girmesi, mevcut siyasal yapının sürdürülemez olduğunu açık biçimde ortaya koydu. Bu tarihsel bağlamda Anadolu’da başlayan Millî Mücadele yalnızca bir bağımsızlık savaşı değil, aynı zamanda yeni bir egemenlik anlayışının inşa süreci olmuştur. Bir diğer ifade ile Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte hem emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı verildiğinin hem de millî egemenliğin hâkim kılınmaya çalışıldığının işaretidir. 

19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde gelişen millî hareket kısa sürede Anadolu’nun farklı bölgelerinde düzenlenen kongrelerle kurumsal bir çerçeve kazanmıştır. Toplumsal tabandaki bu örgütlenmede İttihat Terakki’nin büyük rolü olmuştur. Ayrıca Atatürk’ün yanında İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy ve Refet Bele gibi komutanların büyük emekleri olmuştur. Erzurum ve Sivas Kongreleri, millî iradeye dayalı yeni bir siyasal yapılanmanın ilk adımlarını oluşturmuştur. Bu kongrelerde alınan kararlar, egemenliğin kaynağının millet olduğu fikrini açık biçimde ortaya koymuştur. Özellikle Erzurum Kongresi’nde kabul edilen “millî iradeyi hâkim kılmak esastır” ilkesi, ileride kurulacak olan yeni devletin siyasal temelini oluşturacak bir paradigma değişimini temsil etmektedir. 

Haber Görseli

Bu düşüncenin kurumsal ifadesi 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla gerçekleşmiştir. Meclisin açılmasıyla birlikte yönetim yetkisi fiilen milleti temsil eden bir kuruma devredilmiştir. Böylece Anadolu’da yürütülen bağımsızlık mücadelesi, meşruiyetini halk iradesinden alan yeni bir siyasal düzenin kuruluşuna dönüşmüştür. Bu gelişme yalnızca Osmanlı monarşik yapısının sona ermesinin başlangıcı değil, aynı zamanda modern Türkiye’de demokratik siyasal kültürün temelinin atılması anlamına gelmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk, ulusal egemenlik fikrini yalnızca siyasal bir ilke olarak değil aynı zamanda toplumsal dönüşümün temel unsuru olarak da değerlendirmiştir. Ona göre egemenliğin millete ait olması; halkın eğitim düzeyinin yükseltilmesi, yurttaşlık bilincinin güçlendirilmesi ve çağdaş kurumların oluşturulmasıyla gerçek anlamını kazanacaktır. Bu nedenle Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen reformların önemli bir bölümü ulusal egemenliğin toplumsal ve kültürel temellerini sağlamlaştırmayı amaçlamıştır. Eğitim reformları, hukuk sisteminin laikleştirilmesi ve modern yönetim kurumlarının oluşturulması bu sürecin önemli aşamalarını meydana getirmiştir. Bunun en açık örneklerini ise 1930’lu yıllarda yeni bir Cumhuriyet yurttaşı olarak Türk kimliğinin inşasında görmek mümkündür. Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ve Yüksek Ziraat Enstitüsünün kurulması veya üniversite reformuyla Darü’l-Fünun’un İstanbul Üniversitesine dönüştürülmesi gibi merkezdeki reformların yanı sıra köy enstitüleri ve halkevleri gibi taşraya kadar yayılan kurumlarda toplumu içten ve tabandan modernleştirmeyi hedeflemiştir. 

Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesi ise ulusal egemenlik fikrine yüklediği ileriye dönük anlamı göstermesi bakımından son derece dikkat çekicidir. Bu tercih yalnızca sembolik bir jest olarak değerlendirilmemelidir. Aksine bu yaklaşım, ulusal egemenliğin geleceğinin yeni nesillerin bilinçli yurttaşlar olarak yetişmesine bağlı olduğu düşüncesini yansıtmaktadır. Çocukların bayramı olarak kutlanan 23 Nisan böylece hem geçmişte kazanılan bağımsızlığın hem de geleceğin demokratik toplumunun simgesi hâline gelmiştir.

Sonuç olarak 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması modern Türk siyasal tarihinin en önemli kurucu olaylarından biridir. Bu tarih, Osmanlı monarşik egemenlik anlayışından ulusal egemenliğe dayalı bir devlet modeline geçişin somut ifadesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde gerçekleştirilen bu dönüşüm yalnızca bir devletin kuruluşunu değil aynı zamanda çağdaş bir ulusun siyasal bilincinin oluşumunu da temsil eder. 23 Nisan’ın hem ulusal egemenliğin hem de çocukların bayramı olarak kutlanması, bu tarihsel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının simgesel bir ifadesi olmaya devam etmektedir.

Kaynakça
Mustafa Kemal Atatürk. Nutuk (1919-1927). Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi, 1997.
Bernard Lewis. Modern Türkiye’nin Doğuşu. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2004.
Erik J. Zürcher. Modernleşen Türkiye’nin Tarihi. İstanbul: İletişim Yayınları, 2000.
Feroz Ahmad. Bir Kimlik Peşinde Türkiye. İstanbul: Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2022.
Sina Akşin. Kısa Türkiye Tarihi. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2007.
Zafer Toprak. Darwin’den Dersim’e Cumhuriyet ve Antropoloji. İstanbul: Doğan Kitap, 2012

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Doç. Dr. Okan Ceylan, Doç. Dr. Suna Altan