TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 / KAPAK KONUSU

Türkiye un ihracatında dünya lideri


Müge ÇEVİK    

01.10.2026 


Türkiye 2005 yılından bu yana dünya un ihracatında liderliğini sürdürürken makarna ihracatında da 2’nci sırada yer alıyor. Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithal edilen buğday ise katma değerli ürünlere dönüştürülerek yine dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) hububat sektörünün ülkemizdeki en önemli aktörü olarak tüm bu süreçlere ve piyasaya yön veriyor. TMO’nun hem bu üretim sezonundaki faaliyetleri hem de ülkemizin buğday ticaretindeki yeri ile ilgili tüm detayları TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal ile konuştuk.

2026 yılı buğday üretim sezonu bereketli geçiyor. TMO bu sene ne kadar buğday alımı gerçekleştirdi? Yıl sonu rekolte ve alım miktarıyla ilgili öngörüleriniz nedir? En çok üretim ve alım yapılan bölge neresi?

2026 yılı hasat sezonunun oldukça bereketli geçtiğini söyleyebiliriz. Toprak Mahsulleri Ofisi olarak da üreticimizin ürününü en uygun şartlarda değerlendirebilmesi için yoğun bir çalışma yürütüyoruz.

Bugün itibarıyla (17 Ağustos) 251 bin üreticimizden toplam 11,2 milyon ton hububat alımı gerçekleştirdik. Alımların başladığı 20 Mayıs’tan bu yana günlük ortalama 200 bin ton ürün alıyoruz. Hasadın yoğunlaştığı günlerde ise günlük alım miktarımız 370 bin tona kadar çıktı. Bu rakamlar, sahadaki hareketliliğin boyutunu da açıkça ortaya koyuyor.

Randevu tarafına baktığımızda da oldukça yüksek bir talep görüyoruz. Fiyatların açıklandığı 2 Haziran’dan sezon sonuna kadar 319 bin üreticimize 14,4 milyon ton ürün için toplam 536 bin randevu verdik. Açılan randevu kapasitesi 18,9 milyon ton seviyesinde. Bunun yaklaşık yüzde 76’sı kullanılmış durumda. Bugünden sonrası için de 43 bin üreticimize ait 1,2 milyon tonluk randevu bulunuyor. Üretici bazında randevu gerçekleşme oranımız ise yüzde 87 seviyesinde.

Üretim ve dolayısıyla TMO alımları açısından en yoğun bölgemiz ise İç Anadolu Bölgesi. Türkiye’nin hububat üretiminde çok önemli bir yere sahip olan bu bölgemiz, TMO alımlarında da ağırlığını koruyor.

Haber Görseli

MAKARNA İHRACATINDA İKİNCİ SIRADAYIZ
Buğday ihracat ve ithalat rakamları hakkında bilgi verir misiniz? Türkiye’yi buğday ticaretinde nasıl konumlandırıyorsunuz?

Burada öncelikle buğday ticaretinin mekanizmasını doğru okumak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü zaman zaman yalnızca “Türkiye ne kadar buğday ithal ediyor?” sorusuna bakılarak yanlış bir değerlendirme yapılabiliyor.

Türkiye’nin buğday ithalatı, kendi iç tüketimimizi karşılayamadığımız için yapılan bir ithalat değil. Biz, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında dünya fiyatları üzerinden ham madde ithal ediyor; bu buğdayı un, makarna, bisküvi, bulgur ve benzeri katma değerli ürünlere dönüştürerek dünya pazarlarına ihraç ediyoruz. Yani aslında dışarıdan ham madde alıyor, bunu ülkemizde işliyor ve çok daha yüksek katma değerli bir ürün olarak dünyaya satıyoruz.

Sonuçlara baktığımızda da tablo gerçekten gurur verici. Türkiye, 2005 yılından bu yana kesintisiz olarak dünyanın en fazla un ihraç eden ülkesi konumunda. Makarna ihracatında ise dünyada ikinci sıradayız.

2002 yılından 2026 yılının Haziran ayı sonuna kadar olan döneme baktığımızda; un, makarna, irmik, bisküvi ve bulgur gibi mamul maddelerin buğday karşılığı da dahil olmak üzere 32,9 milyar dolarlık ve 114,5 milyon tonluk ithalata karşılık, 54,6 milyar dolarlık ve 125,9 milyon tonluk ihracat gerçekleştirmişiz.

Dolayısıyla burada sadece miktar açısından değil, ekonomik değer açısından da çok önemli bir başarı var. Değer bazında 21,7 milyar dolar, miktar bazında ise 11,4 milyon ton net dış ticaret fazlamız bulunuyor.

O nedenle Türkiye’yi buğday ticaretinde kesinlikle net ihracatçı bir ülke olarak konumlandırabiliriz. Üreticimizi ve ihracatçımızı doğru politikalarla desteklemeye devam ettiğimiz sürece, Türkiye’nin bu alandaki küresel liderliğinin daha da güçleneceğine inanıyorum.

Haber Görseli

Alım ödemelerinde son durum nedir? Üreticilere bugüne kadar ne kadarlık ödeme yapıldı?

Üreticimizin en fazla önem verdiği konulardan biri de hiç şüphesiz ürün bedellerinin ne zaman ödeneceği. TMO olarak bu konuda belirlediğimiz takvim doğrultusunda ödemelerimizi sürdürüyoruz. Ürün bedelleri, 21’inci günden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarılıyor. Bugün itibarıyla toplam ürün bedelimiz 168,7 milyar TL seviyesinde. Bunun 87,2 milyar TL’sini üreticilerimize ödemiş durumdayız. Yani toplam ürün bedelinin yaklaşık yüzde 52’si ödenmiş durumda. Ödemelerimiz de devam ediyor. Burada bizim için en önemli husus, üreticimizin emeğinin karşılığını zamanında almasıdır.

BU YIL EKMEKLİK VE MAKARNALIK BUĞDAY FİYATLARINI EŞİTLEDİK
Alım fiyatları belirlenirken hangi kriterler esas alınıyor? Kalite, protein ve benzeri unsurlar fiyatlandırmada nasıl değerlendiriliyor? Ekmeklik ve makarnalık buğday arasındaki fiyat ve alım farkı nedir?

Hububat alımında bizim için temel konu, ürünün kalitesini doğru ve objektif şekilde belirlemek. Bu nedenle yalnızca tek bir kritere bakmıyoruz; ürünün genel kalitesini ortaya koyan birçok parametreyi birlikte değerlendiriyoruz. Protein, rutubet ve hektolitre gibi kimyasal analiz sonuçlarının yanı sıra kırık ve kusurlu taneler, süne ve kımıl tahribatı, çimlenmiş veya filizlenmiş taneler ve yabancı maddeler gibi fiziksel özellikler de dikkate alınıyor.

Makarnalık ve ekmeklik buğday konusunda da bu yıl önemli bir politika değişikliğine gittik. Son yıllarda makarnalık buğday fiyatlarının ekmeklik buğdaydan daha yüksek olması, üreticilerimizi makarnalık buğday üretimine yönlendirdi. Hatta makarnalık buğday üretimi için uygun olmayan bazı bölgelerde dahi bu üretimin yapılmaya başlandığını gördük. Bunun sonucunda makarnalık buğdayda arz fazlası oluştu.

Bunun devam etmesi hâlinde önümüzdeki yıllarda ekmeklik buğday üretiminde düşüş yaşanabileceğini öngördük. Dolayısıyla 2026 yılı fiyatlarını belirlerken üretim dengesini de gözeterek ekmeklik ve makarnalık buğday alım fiyatlarını aynı seviyede açıkladık. Böylece üreticimizin ekmeklik buğday üretimine yönelmesini teşvik etmeyi amaçladık.

Bugün itibarıyla TMO olarak yaklaşık 1,6 milyon ton makarnalık buğday ve 7,1 milyon ton ekmeklik buğday almış durumdayız.

ÜRÜNLERİ OBJEKTİF, GÜVENİLİR VE ŞEFFAF ŞEKİLDE ANALİZ EDİYORUZ
Rutubet, kırık dane ve yabancı madde gibi unsurlar alım standartlarını nasıl etkiliyor?

Bizim için burada en önemli konu, üreticimizin ürününü objektif, şeffaf ve aynı kriterler üzerinden değerlendirmek. TMO’nun hububat alım standartları, TSE standartlarına uyumlu olarak hazırlanan Hububat Alım Genel Yazısı çerçevesinde belirleniyor. Dolayısıyla analizlerimizi TSE kriterlerine tam uyumlu şekilde gerçekleştiriyoruz.

TMO iş yerine gelen her üründen araç bazında numune alıyoruz. Bu numunelerde protein, rutubet, hektolitre, kırık tane, süne-kımıl tahribatı, diğer hububat, ot tohumları ve yabancı madde gibi pek çok kalite kriterini analiz ediyoruz.

Haber Görseli

Burada önemli bir noktanın da altını çizmek isterim: Analiz sonucunda ürünün hangi kalite grubuna gireceği belirlendikten sonra alım fiyatı sistem tarafından otomatik olarak hesaplanıyor. Sistem insan müdahalesine kapalı şekilde çalışıyor.

Dolayısıyla üreticimizin ürünü hangi kalite grubundaysa, karşılığı olan fiyat da objektif biçimde ortaya çıkıyor. Bu da hem üreticimiz hem de Kurumumuz açısından güvenilir ve şeffaf bir alım mekanizması sağlıyor.

TMO’nun piyasada regülasyonu sağlamak amacıyla yürüttüğü alım politikası kapsamında “TMO, üretici ve un sanayii” arasındaki süreç nasıl işliyor?

TMO’nun temel görevlerinden biri, üretici ile sanayici arasında sağlıklı bir piyasa dengesi oluşturmak. Bunu yaparken de hem üreticimizin emeğini korumak hem de sanayicimizin sürdürülebilir şekilde ham maddeye ulaşmasını sağlamak durumundayız.

2026 yılında hasadını erken yapan Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerimizin depolama ihtiyacını karşılamak amacıyla, bu yılın buğday ve arpa mahsulünü 21 Mayıs itibarıyla taahhütname karşılığı almaya başladık. 2 Haziran’da da piyasa regülasyonunu sağlamak amacıyla hububat alım fiyatlarımızı açıkladık. Bir önceki yıla göre ekmeklik ve makarnalık buğday alım fiyatlarını yaklaşık yüzde 22,2 artırarak 16 bin 500 TL/ton, arpa alım fiyatını ise yüzde 16 artırarak 12 bin 750 TL/ton olarak belirledik.

Burada fiyatların sadece bir alım fiyatı olmadığını, aynı zamanda piyasaya verilen önemli bir referans olduğunu düşünüyorum. Alım fiyatlarımızı belirlerken birçok parametreyi birlikte değerlendiriyoruz.

Kurumumuz hububat satışlarına ise 1 Ekim itibarıyla başlayacak. Satış fiyatlarımız 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 TL, 2. grup arpa için ise 14 bin TL olarak belirlendi.

TMO olarak piyasayı sadece alımla değil; gerektiğinde alım, satış, ithalat ve ihracat gibi farklı araçları doğru zamanda ve doğru şekilde kullanarak düzenliyoruz. Burada önemli olan, piyasanın refleksini doğru okumak ve doğru enstrümanı doğru zamanda devreye sokmak.

Sonuçta bizim hedefimiz çok açık: Üreticimizin memnuniyetini, sanayicimizin sürdürülebilir ham madde ihtiyacını ve tüketicimizin makul fiyatla ürüne erişimini aynı anda gözeten bir piyasa yapısının oluşmasına katkı sağlamak.

TMO’ya buğday satmak isteyen çiftçiler için randevu sistemi ve gerekli belgeler hakkında neler söylemek istersiniz?

Üreticilerimizin TMO’ya ürün teslim ederken işlemlerini mümkün olduğunca kolay ve hızlı şekilde yapabilmelerini istiyoruz. Bunun için de randevu sistemi önemli bir araç.

TMO’ya buğday satmak isteyen üreticilerimizin öncelikle randevu almaları gerekiyor. Randevular e-Devlet üzerinden veya TMO’nun resmî internet sitesi ve randevu sistemi üzerinden alınabiliyor.

Randevu işlemi gerçek kişiler için T.C. kimlik numarası, tüzel kişiler için ise vergi numarası üzerinden gerçekleştiriliyor. Burada üreticilerimizin ÇKS bilgilerinin güncel olması da büyük önem taşıyor.

Ürün teslimi sırasında ÇKS sahibi üreticimizin T.C. kimlik belgesini ibraz etmesi yeterli. Randevular da üreticimizin ÇKS’de kayıtlı ürün miktarı dikkate alınarak oluşturuluyor.

Üreticilerimize özellikle şunu hatırlatmak isterim: Randevu işlemlerini zamanında yapmaları ve ÇKS kayıtlarının güncel olup olmadığını önceden kontrol etmeleri, alım sürecinin çok daha hızlı ve sorunsuz ilerlemesini sağlayacaktır.

Biz TMO olarak sezon boyunca üreticimizin yanında olmaya, ürününü güvenli ve şeffaf bir şekilde değerlendirmesine imkân sağlamaya devam edeceğiz. Çünkü bizim açımızdan bütün bu çalışmaların merkezinde üreticimizin emeğinin karşılığını alması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği bulunuyor.

tmo ahmet güldal buğday ihracatı buğday ithalatı