TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 / ÖZEL HABER
Take projesi ile 8,3 milyon dekar alan üretime kazandırıldı
Artan gıda talebi, iklim değişikliği ve azalan tarım kaynaklarıyla mücadele eden Türkiye, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi ile tarımda dönüştürücü bir adım atıyor. Bu önemli projenin tüm detaylarını konuşmak üzere Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem ile bir araya geldik.
TAKE Projesi tam olarak hangi temel ihtiyaçtan doğdu? Projenin nihai hedefini ve Türkiye tarımı için taşıdığı vizyonu genel hatlarıyla paylaşır mısınız?
Tarım sektörü, toplumların sağlığı ve kalkınması üzerinde önemli etkiye sahip bir sektör. Geleceğin dünyasında gıda ve tarım bugünkünden çok daha önemli ve kritik bir noktada olacaktır. Artan ihtiyaçların karşılanması için tarımsal alanların artırılması fazla mümkün değildir. O hâlde birim alanda daha fazla ürün elde edilmesi ve tarımsal alanlarının daha etkin kullanılması, aynı zamanda iklimle uyumlu ürün yetiştirilmesi ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının sağlanması gerekmektedir.
İklim değişikliğinin etkileri ve sonuçları hissedilir şekilde yaşantımızı etkilemektedir. İklim değişikliği; salgın hastalıklar, kuraklık, erozyon, çölleşme, şiddetli hava olaylarının artması, deniz seviyesinin yükselmesi, doğal dengenin bozulması sonucu yaşam türlerinin zarar görmesi ve insan sağlığının bozulmasına neden olmaktadır.
Haber Görseli
Uğur Erdem Bitkisel Üretim Genel Müdürü
İklim değişikliğinin tarımsal faaliyetler üzerindeki etkileri ise üretim ve beslenme ilişkisi nedeniyle ayrı bir öneme sahiptir. Bu etkiler, hem üretim miktarını hem de tarımsal üretimin kalitesini ve sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Ayrıca; su kaynaklarında azalmaya, hastalık ve zararlılarda artışa, su ve toprak kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Bu nedenle Bakanlığımız, tarım sektörünün iklim değişikliğinden daha az etkilenmesi açısından iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı çalışmalar yürütmektedir. Bitkisel Üretimin Geliştirilmesi Projesi çatısı altında Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi de bu kapsamda hayata geçirilmiş bir projedir.
2021 yılından itibaren Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi ile ülke genelinde işlenmeyen, nadasa bırakılan veya işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin değerlendirilmesi, stratejik öneme sahip, arz açığı olan hububat, baklagil ve yağlı tohumlu ürünlerde üretimin artırılması; üretim miktarı artışıyla birlikte doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılması ve üreticinin sertifikalı tohum kullanımına yönlendirilmesi için tohum, fide, fidan gibi girdilerde azami yüzde 75 hibe ile İl Tarım ve Orman Müdürlüklerince hazırlanan projeler uygulanmaktadır.
Ülkemizde arz açığı olan baklagilin; toprak yapısının korunmasında, sera gazı salımının azaltılmasında, tarımsal üretimde kimyevi gübre kullanımının ve su kullanımının azaltılmasında etkili olduğu, gerek insan gerekse hayvan beslenmesinde protein ihtiyacının karşılanmasında da önemli yer tuttuğu için; ekim nöbeti uygulamalarında ve nadas alanlarında baklagil ekimini içeren projelere öncelik verilmektedir. İlgili projelerde mikrobiyal gübre ve uygun sulama sistemlerinin kullanımı teşvik edilmekte, üretici bilinçli üretime yönlendirilmektedir.
Su kaynaklarının korunmasına yönelik olarak özellikle çok su tüketen çeltik tarımında gerek maliyetlerin düşürülmesi gerek su kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması gerekse metan gazı salınımının azaltılması amacıyla damla sulama sisteminin yaygınlaştırılmasına yönelik projelere öncelik verilmektedir.
2021 – 2025 ARASINDA TOPLAM 8,3 MİLYON İŞLENMEYEN ALAN TARIMA KAZANDIRILDI
Proje kapsamında özellikle nadasa bırakılan, işlenmeyen veya işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin üretime kazandırılması hedefleniyor. Şu ana kadar Türkiye genelinde kaç dekar arazide proje uygulandı?
Proje kapsamında 2021-2025 yılları arasında yaklaşık 8,3 milyon dekar alanda ekiliş, dikiliş yapılmıştır. Toplamda 2037 projeye, 496 bin çiftçimiz için 2,1 milyar TL ödenek tahsis edilmiştir. 2026 yılında ise 487 milyon TL bütçe ile 785 bin dekar alanda üretim yapılması planlanmıştır.
Son dönemde yoğun dağıtımı yapılan yağlık ayçiçeği, nohut, fasulye gibi tohumların seçilme kriterleri neler?
Tohum, fide ve fidan çeşitlerinin seçiminde yerli ve millî çeşitler önceliklendirilmektedir. Ayrıca iklim ve toprak şartları ile verimlilik kriterlerine dikkat edilerek bölgede AR-GE çalışması yürüten Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı araştırma enstitüleri ve üniversitelerden destek alınmaktadır. Bunlarla birlikte çiftçilerin üretimde ve pazarda yaşadıkları sıkıntıları da dikkate alarak bölgeye iyi adapte olabilen ve pazar değeri yüksek çeşitler seçilmektedir.
HİBE DESTEKLERİNDEN YARARLANACAKLAR İÇİN BELİRLİ KRİTERLER VAR
Projenin hibe desteklerinden yararlanacak çiftçiler neye göre belirleniyor? Kadın ve genç çiftçilere, küçük ölçekli aile işletmelerine tanınan önceliklerden bahseder misiniz?
TAKE Projesi ile düşük gelirli, küçük ölçekli, girdi maliyetleri nedeniyle üretim yapamayan, kendine ait ya da kiraladığı işlenmeyen arazi üzerinde üretimde bulunacak yeni üreticiler; arazisini Çiftçi Kayıt Sisteminde nadas arazisi olarak beyan etmiş, nadasa bırakmak yerine münavebe bitkisi ekmek suretiyle üretime katılacak üreticiler; sermayesi olmayan üretime devam etmekte zorluk çeken, üretimden çekildiği muhtarlıklarca tespit edilen, kadın veya genç çiftçiler ile organik tarım ve iyi tarım uygulamaları yapan üreticiler; projenin uygulandığı köy/mahalle, ilçe ya da ilde ikamet eden, daha önce projeden yararlanmamış olan ve sözleşmeli üretim yapan üreticiler önceliklendirilmektedir.
TAKE Projesi, kayıt dışı kalan arazilerin ve üreticilerin sisteme entegre edilmesinde nasıl bir motivasyon yaratıyor?
Projenin ilk yıllarında pandemi dönemindeki üretim azalışı riskine karşı Çiftçi Kayıt Sistemlerine kayıtlılık şartı aranmazken zamanla Bakanlığımız kayıtlılığı artırma politikasını takip eden süreçte kayıtlılığın da kolaylaşmasıyla 2025 yılından itibaren ÇKS kaydı şartı aranmaya başlanmıştır. Böylece projede izlenebilirlik ve etki analizine yönelik çalışmalara imkân sağlanmıştır. Üreticilerimiz de kayıtlılık ile Bakanlığımızın diğer destekleme ve teşviklerinden faydalanabilmektedir.
ÇİFTÇİ, PROJE KAPSAMININ GENİŞLETİLMESİNİ TALEP EDİYOR
Projeden yararlanan çiftçilerden aldığınız geri dönüşler var mı? Çiftçilerin bu projeye bakışı nasıl?
Çiftçilerimiz geçmişte alışagelmiş çeşitlerle üretim yapıyordu. Proje ile bölgeye iyi adapte olabilen pazar değeri yüksek yeni çeşitlerle üretim yapması sağlandı. Ayrıca proje sayesinde üretim maliyetlerinin düşürülmesinin yanı sıra tarım teşkilatı ve üreticiler arasındaki bağlar da güçlenmektedir. Proje kapsamında yapılan arazi kontrolleri ve toplantılarda çiftçilerle temas artarken eğitim faaliyetlerinin de verimli olduğu gözlemlenmiştir. Çiftçilerimiz proje kapsamının genişletilmesini ve desteğin daha büyük bütçelerle uygulanmasını talep etmektedir.