TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 / BİTKİSEL ÜRETİM

Şeftali ihracat değerimizle dünyada ikinci sıradayız


Hülya OMRAK    

02.10.2026 


Dünya üretiminde üçüncü, ihracat değerinde ise İspanya’nın hemen ardından dünya ikincisi olan Türkiye; şeftali ve nektarinde dünyada önemli bir güç hâline geldi. Ülkemizde şeftali denilince akla ilk gelen Bursa şeftalisini ve ülkemizin şeftali üretim potansiyelini Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar ile konuştuk.

Türkiye’de şeftali üretimi en çok hangi bölgelerde yoğunlaşıyor ve Akdeniz ile Marmara Bölgelerinin üretim karakterleri arasındaki farklar neler?

Türkiye, dünyanın önemli şeftali üreticisi ülkelerinden biri durumunda. Son yıllarda yıllık üretimimiz 1 milyon tonun üzerine çıktı. FAO’nun 2024 yılı verilerine göre ülkemiz, 58 bin 24 hektar üretim alanı ve 1 milyon 179 bin 041 ton şeftali ve nektarin üretimiyle Çin ve İspanya’nın ardından dünyada 3. sırada yer alıyor (Çin 17 milyon 600 bin ton, İspanya 1 milyon 376 bin 900 ton).

Ülkemizde şeftali ve nektarin üretimi ağırlıklı olarak Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde yoğun olarak gerçekleşiyor. Marmara Bölgesi’nde özellikle Bursa, Çanakkale ve Balıkesir, Ege Bölgesi’nde İzmir ve Manisa, Akdeniz Bölgesi’nde ise Mersin, Adana ve Hatay öne çıkan üretim merkezleri. Bunun yanında İç Anadolu’nun uygun mikroklima koşullarına sahip bazı geçit bölgelerinde de yetiştiricilik yapılıyor.

TÜİK verilerine göre Bursa, 59 bin 657 dekar alanda 55 bin 304 ton şeftali üretimiyle Türkiye üretiminin yüzde 12,5’ini karşılayarak 4. sırada yer alıyor. Nektarin ise 40 bin 46 dekar alanda 40 bin 891 ton üretimiyle Türkiye üretiminin yüzde 20,5’ini karşılayarak 2. sırada yer alıyor. Bursa’nın üretim potansiyeli daha yüksek olmakla birlikte, 2025 yılında yaşanan ilkbahar donları nedeniyle önemli ölçüde ürün kayıpları yaşandı. 2026 yılında ise şeftali ve nektarinde yüksek rekolte bekleniyor.
Marmara Bölgesi, kaliteli sofralık şeftali üretiminin merkezi konumunda. Özellikle Bursa, uzun yıllardır kaliteli sofralık şeftali üretiminde marka oldu. Bölgede yetiştirilen meyveler; iri meyve yapısı, güçlü aroması, dengeli asit-şeker oranı ve uzun depolama ömrüyle hem iç pazarda hem de ihracatta tercih ediliyor.

Akdeniz Bölgesi’nin karakteri ise daha çok; erkenci üretim, yüksek verim, ihracata erken ürün sunabilme avantajına sahip. Mart sonu- nisan başında hasat başlayabildiği için Avrupa pazarına sezonun ilk ürünleri gönderilebiliyor. Ayrıca örtü altı yetiştiriciliği de yapılıyor. Dolayısıyla iki bölge birbirinin rakibi değil, sezonu tamamlayan üretim merkezleri. Akdeniz Bölgesi erkenci üretim ve sezonun açılması açısından stratejik bir rol üstlenirken Marmara Bölgesi kaliteli sofralık üretimi ve depolamaya uygun ürünleriyle sezonun devamlılığını sağlıyor. Bu yapı hem iç pazarın hem de ihracatın kesintisiz şekilde karşılanmasına önemli katkı sunuyor.

Haber Görseli

BURSA ŞEFTALİSİ KENDİNE ÖZGÜ TAT VE AROMASIYLA KALİTESİNİ KORUYOR
“Bursa şeftalisi” denince akla kendine has kokusu, aroması ve sulu yapısı geliyor. Bursa şeftalisini diğer bölgelerde yetişen şeftalilerden ayıran temel faktör nedir?

“Bursa şeftalisi” denildiğinde tüketicinin aklına gelen kendine özgü koku, yoğun aroma ve sulu yapı tesadüf değildir. Bu kalite; iklim, toprak, çeşit seçimi ve üretici tecrübesinin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.

Birincisi mikroklima faktörü. Uludağ’ın oluşturduğu iklim etkisi, gece-gündüz sıcaklık farkı, düzenli hava sirkülasyonu, nem dengesi meyvede aromatik bileşiklerin oluşmasını desteklemektedir.

İkincisi toprak özelliği.  Bursa Ovası’nın; derin, organik maddece zengin, geçirgen toprakları meyvenin dengeli gelişmesine, iriliğinin artmasına ve yüksek kaliteye ulaşmasına katkı sağlamaktadır.

Üçüncüsü çeşit seçimi. Bursa’da yıllardır kalite odaklı şeftali çeşitlerinin yetiştirilmesi ve doğru çeşit seçimi de ürünün karakteristik özelliklerinin korunmasında etkili olmaktadır.

Dördüncüsü ise tecrübe. Belki de en önemli unsur budur. Bölgedeki üreticiler uzun yıllardır kaliteli sofralık üretim konusunda ciddi bilgi birikimine sahiptir.

Dolayısıyla Bursa şeftalisini diğer bölgelerde yetişen şeftalilerden ayıran temel unsur yalnızca yetiştirilen çeşit değildir. İklim, toprak, yetiştiricilik kültürü, üretici tecrübesi ve doğru hasat zamanının bir araya gelmesi Bursa şeftalisine tüketicilerin yakından tanıdığı kendine özgü aroma, lezzet ve kaliteyi kazandırmaktadır.

Haber Görseli

BURSA ŞEFTALİSİ HEM TÜRKİYE’DE HEM AB’DE TESCİLLENMİŞTİR
Bursa şeftalisinin coğrafi işaret tesciline sahip olduğunu biliyoruz. Bu tescil, markanın korunmasına ve pazarlanmasına ne kadarlık bir katma değer sağladı?

Coğrafi işaretli bir ürün olan Bursa şeftalisi yaklaşık 26 ülkeye ihraç edilmektedir. Bursa şeftalisinin AB tescilinin ardından ihracat miktarı 2024 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 25 oranında artış göstermiştir. Ayrıca, 2023 yılında ihracat yapılmayan Polonya, Kırgızistan ve İsviçre’ye de tescil sonrasında ihracat gerçekleştirilmeye başlanmış, böylece yeni pazarlara giriş sağlanmıştır.

Bursa şeftalisi üretiminin önemli bir bölümü ihracata yönlendirilmektedir. Bu durum, ürünün uluslararası pazarlardaki değerini artırmasının yanı sıra iç pazarda da piyasa değerinin korunmasına ve üreticilerin gelirlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır.

Türkiye’de ticari olarak en çok tercih edilen şeftali çeşitleri hangileri? Erkenci ve geççi çeşitlerin üretimdeki payı nasıl dağılıyor?

Türkiye’de şeftali üretiminde farklı hasat dönemlerine uygun çok sayıda çeşit yetiştirilmektedir. Üretimde en yaygın olarak tercih edilen sofralık şeftali çeşitleri arasında Redhaven, Glohaven (Coğrafi işaret tescilli Bursa şeftalisi), Elegant Lady, Springcrest, Dixired, Royal Glory ve Rich Lady yer almaktadır. Sanayilik üretimde ise özellikle Andross çeşidi öne çıkmaktadır.

Nektarin üretiminde ise Big Top, Sweet Lady, Venus, Caldesi ve Big Bang gibi çeşitler yaygın olarak yetiştirilmektedir. Son yıllarda İspanya kökenli Extreme çeşitleri de yaygınlaşmaktadır.

Erkenci-geççi dağılımı Türkiye’de çeşit planlamasındaki temel hedef, hasat sezonunu mümkün olduğunca uzatarak hem iç piyasaya hem de ihracata uzun süre ürün arz edebilmektir. Türkiye’nin hedefi hasat sezonunu uzatmaktır.
Üretimde erkenci çeşitlerin payı yaklaşık yüzde 20-25, orta mevsim çeşitlerinin payı yüzde 50, geççi çeşitlerin payı ise yüzde 25-30 civarındadır. Böylece yaklaşık 5 - 6 aylık üretim sezonu oluşturulmaktadır.

NEKTARİNE GENÇ TÜKETİCİLERİN TALEBİ DAHA FAZLA
Son yıllarda dünya genelinde ve Türkiye’de tüysüz şeftaliye (nektarin) olan talebin hızla arttığını görüyoruz. Tüketici alışkanlıklarındaki bu değişim üretimi nasıl şekillendiriyor? Şeftali yerini nektarine mi bırakıyor?

Son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde tüketici tercihlerinde önemli değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimin en belirgin örneklerinden biri de nektarine olan talebin artmasıdır. Tüysüz yapısı, parlak görünümü, kolay tüketilebilmesi ve özellikle genç tüketiciler tarafından daha fazla tercih edilmesi, nektarine olan ilgiyi artırmaktadır. Bunun yanında ihracat pazarlarından gelen talebin yükselmesi de üreticilerin yeni bahçe tesislerinde nektarine daha fazla yer vermesine neden olmaktadır. Ancak bu gelişme, şeftalinin üretimden çekildiği veya yerini tamamen nektarine bıraktığı anlamına gelmemektedir. Geleneksel tüketicilerin aromalı şeftaliye olan ilgisi devam etmekte, meyve suyu ve konserve sanayisi başta olmak üzere gıda sanayisinde önemli miktarda şeftali kullanılmakta, ayrıca bazı ihracat pazarlarında klasik şeftaliye yönelik talep güçlü bir şekilde sürmektedir.

Haber Görseli

TÜRKİYE’DE ÜRETİMİN ÇOĞUNLUĞU SOFRALIK ÜRÜNLERE YÖNELİK
Sanayilik (meyve suyu, konserve, reçel) şeftali üretimi ile taze tüketim (sofralık) şeftali üretimi arasında nasıl bir denge var? Çeşit seçimi buna göre nasıl değişiyor?

Türkiye’de üretimin büyük kısmını sofralık şeftali oluşturuyor. Yaklaşık olarak yüzde 75-80 sofralık, yüzde 20-25 sanayilik üretim olduğu söylenebilir. Sanayilik çeşitlerde; sert et, çekirdeğin kolay ayrılması, yüksek kuru madde, işlemeye uygun yapı aranmaktadır. En önemli örneklerden biri Andross çeşididir. Ancak düşük kaliteli sofralık meyvelerin çoğu da işleme sanayisinde kullanılmaktadır.

Sonuç olarak, sofralık ve sanayilik üretim birbirini tamamlayan iki farklı üretim modeli olup çeşit seçimi de ürünün kullanım amacına göre planlanmaktadır. Bu sayede hem taze meyve pazarı hem de gıda sanayisinin ham madde ihtiyacı dengeli bir şekilde karşılanabilmektedir.

YERLİ ÇEŞİT AR-GE ÇALIŞMALARI SÜREKLİ OLARAK YAPILIYOR
Türkiye’deki enstitülerin yerli şeftali çeşitleri geliştirme çalışmaları ne durumda? Yakın zamanda piyasaya yön verecek yeni yerli çeşitler görecek miyiz?

Türkiye’de şeftali ıslahı ve yeni çeşit geliştirme çalışmaları kamu araştırma enstitüleri tarafından başarıyla yürütülmektedir. Bu kapsamda özellikle Yalova’daki Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan ve hâlen devam eden ıslah çalışmaları sonucunda önemli kazanımlar elde edilmiştir. “Ağustos yıldızı”, “miray” ve sanayilik kullanım amacıyla geliştirilen “sarıtat” çeşitleri 2019 yılında tescil edilerek üreticilerin kullanımına sunulmuştur.
Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde de geç çiçeklenen çeşitlerin geliştirilmesi için çalışmalar devam etmektedir. Yakın yıllarda yeni yerli çeşitlerin üreticiyle buluşması beklenmektedir. Bu çalışmalar, ithal çeşitlere bağımlılığı azaltması açısından da stratejik önem taşımaktadır.

ŞEFTALİ ÜRETİMİNDE DÜNYADA ÜÇÜNCÜYÜZ
Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatındaki güncel hacmi ve ekonomik büyüklüğü nedir? Dünya pazarında kaçıncı sıradayız?

Türkiye, şeftali ve nektarin üretiminde olduğu gibi ihracatında da dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. Son yıllarda ihracatımız hem miktar hem de değer bakımından istikrarlı bir artış göstermiştir.

2024 yılı FAO verilerine göre şeftali ve nektarin ihracatımız 261 milyon 375 bin 63 ton olarak gerçekleşmiş, ihracat değeri ise 256 milyon 939 bin ABD doları seviyesine ulaşmıştır. Dünya pazarındaki konumumuza bakıldığında ise Türkiye, şeftali ve nektarin ihracat miktarı ve ihracat değeri bakımından İspanya’nın ardından ikinci sırada yer almaktadır. Üretimde dünyanın üçüncü büyük ülkesi olmamızın yanında; kaliteli ürün yapımız, erkenci ve geççi çeşitlerle uzun hasat sezonuna sahip olmamız ve coğrafi konumumuz sayesinde uluslararası pazarda güçlü bir rekabet avantajına sahibiz.

Önümüzdeki dönemde yeni ihracat pazarlarının açılması, kalıntısız üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması, soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesi ve yüksek kaliteli çeşitlerin üretiminin artırılmasıyla birlikte ülkemizin dünya pazarındaki konumunun daha da güçleneceğine inanıyoruz.

Bursa şeftalisi şeftali ihracatı şeftali üretimi dünya şeftali üretimi