OCAK-ŞUBAT 2026 / KAPAK KONUSU
Sürdürülebilir tarım için elimizdeki en güçlü araç dijital tarım
Konya’da, teknoloji ile verimliliği buluşturan Bilimsel Hayvancılık, 2005 yılında tarım sektöründe başlayan yolculuklarını bugün dijital kimlikli hayvanlar ve akıllı sulama sistemleriyle bir üst seviyeye taşımış durumda. Firma Genel Müdürü Mert Bekiş ile su kısıtıyla mücadeleden erken uyarı sistemlerine, “center pivot” teknolojisinden gelecek yatırım planlarına kadar pek çok tarımsal teknolojiyi dergimiz için konuştuk.
Tarım sektöründe birden fazla alanda hizmet veren bir firmasınız. Bulunduğunuz bölgede büyümenize katkı sağlayan faktörler neler oldu? Kullandığınız teknolojinin bu büyümeye etkisini nasıl yorumlarsınız?
Öncelikle bulunduğumuz bölgenin genel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık, bu sebeple bölgemiz tarım ve hayvancılık için iyi bir pazar ortamı sağlıyor. Bulunduğumuz bölgede işletmeler “ürettiğim sütü satabilir miyim, alıcı bulabilir miyim?” şüphesi olmadan alıcı bulabiliyor. Bölgemizde hayvancılık gelişip ilerlerken bu hayvanları doyurabilmek için tarım da aynı hızla gelişiyor. Son 20-25 yıldır hızlı bir şekilde bölgemiz bu anlamda gelişme sağladı. Biz de 2005 yılında başladığımız hayvancılığa 2010 yılında süt hayvancılığına geçerek devam ettik. 2019 yılı itibarıyla da tarımsal alanda faaliyet göstermeye başladık, iyi tarım uygulamaları ile ürettiğimiz bitkisel ürünleri kendi işletmemizde değerlendiriyoruz. Genel olarak özetleyecek olursak bölgemizde büyümeye katkı sağlayan en temel sebep bölgemizin pazar hâline gelmiş olması ve arz talep dengesidir.
Kullandığımız teknolojiler başlangıçtan itibaren sağlıklı bir büyüme sağladı. Bizim gibi endüstriyel işletmelerin iyi bir kayıt sisteminin olması ve teknolojiyi her alanda kullanabilmesi işlerin yönetilebilir olmasını beraberinde getiriyor ve karar alma sürecinde bizlere doğru karar verebilme olanağı sağlıyor. Kullanılan teknoloji insan iş gücünü en aza indirirken azami personel ile üretimin gerçekleşmesine olanak tanıyor.
Haber Görseli
Mert Bekiş, Bilimsel Hayvancılık Genel Müdürü
MİNİMUM SU TÜKETİMİ İLE MAKSİMUM VERİM ALMAYI AMAÇLIYORUZ
İşletmenizde hem bitkisel hem de hayvansal üretime yönelik verim alıyorsunuz. Bu alanlarda kullandığınız başlıca teknolojik yöntemler neler?
Bitkisel üretimde, basınçlı sulama sistemleri kullanarak minimum su tüketimi ile maksimum verim almayı amaçlıyoruz. Öncelikle “center pivot” sulama sistemi kullanarak her vardiyada tek bir personel ile hem sulama hem bitkisel besleme, gerekirse tarımsal ilaç uygulamalarını yapabildiğimiz basınçlı sulama sistemi kullanıyoruz. Bu şekilde zamandan tasarruf ederken su tüketimini en az seviyelerde kullanarak kaliteli bitkisel üretim yapıyoruz. Pivot sulama sistemine uygun olmayan arazilerimizin geri kalan kısmında damla sulama ve yağmurlama sistemleri ile üretim yapıyoruz. Bu sistemlerde su tüketiminin en az seviyede olurken iş yükünün fazla olduğunu söyleyebiliriz.
Hayvansal üretimde kullandığımız teknolojik ekipmanların başında otomatik sağım sistemleri ve her hayvanı takip etmemize yarayan sürü takip sistemi geliyor. Bunun yanı sıra elektrikli sabit yem karma, otomatik gübre sıyırıcılar, serinletme fanları, otomatik kaşağılar vs. kullandığımız teknolojik ürünler.
Kullandığınız teknolojilerin yerlilik oranı nedir? Yerli girişimlerle mi çalışıyorsunuz yoksa global çözümleri mi tercih ediyorsunuz?
Daha önce bahsettiğim teknolojik ürünlerden sağım sistemimiz, sürü yönetim sistemiz, sulamada kullandığımız pivot sulama sistemlerinde global firmalar tercihimiz oldu. Diğer ürünlerde ise tercihimiz öncelikle yerli girişimler oluyor.
SÜRÜ TAKİP SİSTEMİ İLE HAYVANIN SÜRÜDE DEVAM EDİP ETMEMESİNE KARAR VERİLİYOR
İşletmenizde her hayvanın bir “dijital kimliği” olduğunu biliyoruz. Bir ineğin attığı adımdan geviş getirme süresine kadar toplanan bu veriler, günlük karar alma süreçlerinizi nasıl etkiliyor?
Her hayvanın bir dijital kimliği var ve bu kimliklere yıllar içinde bütün veriler kaydediliyor; süt verimleri, her sağımda süt indirme süreleri, her bir laktasyonda kaç kez hangi hastalığa yakalandıkları, soy kütükleri, kaç suni tohumlamada gebe kaldıkları, gebelik süreleri ve iki doğum aralığı süresi, uygulanan tedaviler ve bu tedavilerin süresi gibi birçok veri hayvan kimliklerine işleniyor.
Günlük karar alma süreçlerinde tamamen bu kimliklerdeki kayıtlara bakarak, hayvanın sürüde devam edip etmemesine veya bir sonraki laktasyon için sürüden reformeye ayrılıp ayrılmamasına karar veriyoruz. Her bir inek ayrı ayrı kontrol edilerek; Laktasyon sürecinde kaç kez hastalığa yakalanmış? Kaç tohumdan gebe kalmış? Süt verimi bizim istediğimiz seviyelerde mi? Sağım esnasında sağım süresini olumsuz etkiliyor mu? Bu gibi verilere bakarak ineği sürüden çıkarma kararını rahatlıkla alabiliyoruz.
Kimliklerin yanı sıra aktivitemetrelerden yararlanıyoruz. Bu program hayvanların günlük rutin hareketliliğinin üzerinde bir hareket varsa bize derecesine göre bilgi veriyor. Bu bilgi hayvanın östrusta (kızgınlıkta) olabileceğini gösteriyor suni tohumlama sürecinde elimizi güçlendiriyor.
HAYVAN HASTALANMADAN ÖNLEM ALIYORUZ
Hastalıkların klinik belirtiler ortaya çıkmadan tespit edilmesini sağlayan erken uyarı sistemlerinizden bahseder misiniz? Bu durum ilaç ve veteriner giderlerinize nasıl yansıdı?
Süt sağım esnasında sütün iletkenliğine bakarak ilerde mastitis olma ihtimalini değerlendirebiliyoruz. Böyle bir ihtimal varsa antibiyotik ilaçlar yerine hayvanların bağışıklığını güçlendirecek vitamin ve mineral desteklerini besleme tedavisi dediğimiz yöntemle ineklere içiriyoruz. Böylece mastitis olmadan, ilaç tedavisi yapmadan, veteriner hekime iş yükü olmadan, antibiyotikle sütleri imha etmeden çözüm üretmiş oluyoruz.
Bizim kullandığımız sürü yönetim sistemlerinin yanın sıra artık yapay zekâ destekli yeni çözüm ürünleri geliştirilmeye başlandı. Bu tarz ürünlerde çok daha erken hastalık teşhisleri, kızgınlık takipleri ve doğum süreci yönetmeye kadar giden sistemler geliştirildi. Bu sistemlerin kullanılmasını biz de gelecek yatırım planlarımız içine aldık.
Konya gibi su kısıtı olan bir bölgede teknolojiyi kullanarak kaynak yönetimini (su ve enerji) nasıl optimize ediyorsunuz?
Konya bölgesindeki tarımdaki en önemli sorunların başında sizin de bahsettiğiniz su sıkıntısı geliyor. Bu problem her geçen yıl artarak devam ediyor. Tarıma ilk başladığımız günden beri minimum su tüketimi ile maksimum alan sulamaya çalışıyoruz. Yani vahşi sulama ile normal şartlarda 170 bin metrekare tarım alanı rantabl bir şekilde sulanamazken basınçlı sulama sistemleri ile 1 milyon 700 bin metrekare tarım alanını çok az bir su miktarı ile sulamasını yapabiliyoruz.
Enerji olarak işletmemizde çatı üstü GES sistemimiz mevcut. Yaz aylarında sulama devreye girdiğinde yeterli gelmese de enerji verimliliğini olabildiğince optimize etmeye çalışıyoruz.
Tarımda kullandığınız teknolojilerin üretime ve çevreye katkısını somut olarak değerlendirir misiniz?
Minimum maliyetle maksimum verim almaya ayrıca bölgemizin majör problemi olan su krizinin yaşandığı son yıllarda su tüketimini olabildiğince düşürerek doğa dostu çözümler üretmeye çalışıyoruz. Kullandığımız teknolojilerle zaman kaybı yaşamadan anlık çözümler üretebiliyor, çok sayıda personelin yapacağı işleri daha az sayıda personel ile daha az hata ile gerçekleştirebiliyoruz.