MAYIS-HAZİRAN 2026 / DÜNYADA KOOPERATİFÇİLİK
Atalardan kalan topraklarda refah içinde yaşamaya devam edebilmek
Ülkemiz; Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında yer almasının avantajıyla eşsiz bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Bu hassas ekosistemin en dikkat çekici ama bir o kadar da göz ardı edilen canlılarından biri, kendine has desenleri ve ilginç savunma mekanizmalarıyla Vormela peregusna yani yaygın adıyla alacasansar.
Daha önceki hikâyelerimizde Hindistan’da “Tarımda Altın Kredi” olarak anılan bir sistemin kooperatifçilik ile nasıl etkili ve başarılı sonuçlar verdiğini anlatmıştık. Pazarlama alanında kooperatifler sayesinde üretici pazarlarından süpermarketlere kadar imkânlar sunulduğunu, işleme ve depolama hizmetleri ile katma değerin artırılabildiğini hatta kırsal alanda en ciddi eksiklerden olan sağlık hizmetlerinin sağlanması, toplumsal hizmetlerin verilmesi gibi sosyal açıdan bugün kentlere göçün başlıca nedenlerinden olan birçok sorunun dahi yerinde çözülebildiğini görmüştük.
Her iki hikâyede de dikkat çekici unsur “altın” ifadesinin kullanılması. Hintlilerin kooperatif faaliyetleri için “altın” sıfatını kullanması aslında bir tesadüf değil. Çünkü ekonomik göstergeler açısından dünyanın en büyük ekonomileri arasında hep ilk 5 sırada yer alan bu dev ülkenin nüfusunun yüzde 85’ten fazlası aşırı yoksulluk içinde yaşıyor. Bu toplumda millî gelirden alınan payın tabana yayılması ve adil paylaştırılmasının belki de tek yolu kooperatifler. Bu nedenle kooperatiflerin rolünün ve faaliyetlerinin “altın” olarak nitelenmesi de gayet doğal.
Bunlara ilaveten hikâyemizde bir de “Tarım Mücevher Kredisi” adıyla bir uygulamadan daha bahsediliyor. Kooperatiflere özel avantajlarla fakir insanların kredi kullanabilmeleri için teminat olarak mücevherlerinin verildiği bu yöntem alternatif olarak ilgi çekiyor.
Ülkemizde kredi sağlayan ve değer zinciri içinde üreticimizi güçlendiren kooperatiflerimizin daha etkili hâle getirilmesi için, özellikle de kanayan bir sorun hâline dönüşen kadın kooperatifçiliğinin nasıl bir dönüşüm sergilediğini göstermesi açısından bu hikâye önemli örnekler içeriyor.
Sonuç olarak bu hikâyelerden çıkartılacak ders, kooperatiflerin sadece ekonomik değil sosyal açıdan da kırsal alanda mucizeler yaratan bir girişim olduğudur.
ALTIN HASAT
Kıdemli kooperatifçi ve eski milletvekili Bay SK Paramasivan, 1960 yılında Erode Tarım Üreticileri Kooperatif Pazarlama Kooperatifi Limitedi (Erode Agricultural Producers Co-operative Marketing Society Limited - EAPCMS) kurmuştur. Muhtemelen o zamanlar hiç kimse, bu kooperatifin 2025 yılına kadar bölgedeki binlerce çiftçi ailesi ve tüketici üzerinde yaratacağı derin etkiyi tahmin edememişti.
Coğrafi işaretli zerdeçalıyla ünlü Erode bölgesindeki çiftçilerin daha önce aracıların elinde yaşadıkları sömürüyü bu kooperatif ortadan kaldırmış. Bugün, şeffaf bir e-ihale sistemi sayesinde kontrolü ellerinde tutan 16 binden fazla ortak çiftçi adil fiyat güvencesinden yararlanmaktadır. Çiftçiler artık teklifler hakkında anında SMS bildirimleri almakta, teklifleri LED ekranlarda görüntüleyebilmekte ve mevcut piyasa fiyatını kabul etmekte veya daha iyi fırsatlar bekleyebilmektedir. Sahip oldukları bu seçenek onlara daha önce sunulmayan bir özgürlük.
Bölgeden bir zerdeçal çiftçisi, memnuniyetini “Elektronik ihale sisteminden önce, adil bir fiyat alıp almadığımızı asla bilemezdik. Şimdi, tüccarlarla açıkça rekabet ettiğimiz için ürünlerimizden daha yüksek getiri elde ediyoruz.” diyerek açıklamış. Bu şeffaflık, çiftçilerin pandemi dönemindeki fiyatlara kıyasla ürünlerinden yüzde 151’e kadar 2,5 kat daha fazla değer elde etmelerini sağlamıştır.
Kooperatif sadece satış koşullarını iyileştirmekle kalmamış, aynı zamanda hayati önem taşıyan finansal güvence de sağlamıştır. Ortaklar, ürünlerini üç ay boyunca ücretsiz olarak ilaçlama ve sigorta hizmetlerinden yararlanarak depolayabilmektedir. Bu da hasat fazlalığı dönemlerinde acil satış baskısını ortadan kaldırmaktadır. Çiftçiler acil paraya ihtiyaç duyduklarında, ürünleri güvenli bir şekilde depolanırken çok düşük faiz oranlarıyla kredi alabilmektedir. Bu kredi onları daha önce fahiş faiz oranları uygulayan tefecilerden korumaktadır.
Mangalam Birincil Tarım Kooperatifi Kredi Birliği (Primary Agricultural Cooperative Credit Society - PACCS), Hindistan’ın kırsal bölgelerinde doğrudan çiftçilere ve yerel halka hizmet veren gerçek bir yerel tarım kredi kooperatifidir. Hindistan’ın resmî kooperatif bankacılığı sisteminin en temel basamağını oluşturmaktadır. Küçük çiftçilerin tefecilere düşmesini önlemek için çok düşük faizlerle kısa ve orta vadeli ucuz tarım kredileri vermektedir. Tohum, gübre ve tarım araç gereçlerinin uygun fiyatla dağıtımını sağlamaktadır. Kadınların kurduğu öz yardım gruplarına finansal destek vererek kırsal alanda iş fırsatları yaratmaktadır. Ayrıca “tarım mücevher kredileri” adıyla devlet sübvansiyonu içeren özel finans düzenlemesi ile çiftçi ailelerine mücevherlerini rehin bırakmaları karşılığında piyasa faiz oranlarının çok altında, uygun fiyatlı kredi imkânı sunmaktadır. Şirketlerine göre çok daha avantajlı bu kredi toplum için giderek daha hayati önem kazanmış olup 2024-2025 yıllarında bir önceki yıla göre neredeyse üç kat daha fazla çiftçi bu hizmetten yararlanmıştır.
Kooperatifin etkisi çiftçi ortaklarının yanı sıra bölgedeki diğer insanlara da yansımaktadır. Yerel tüketiciler de “Mangalam” markası altında, ticari ürünlerde sıklıkla bulunan katkı maddelerinden arındırılmış, garantili saf zerdeçal ve baharat ürünlerine erişebilmektedir. Katma değerli işleme geçiş ile elde edilen ekonomik faydaların ve istihdam olanaklarının uzak işleme merkezleri yerine yerelde kalmasını sağlamaktadır.
Kooperatifin perakende satış mağazasının düzenli müşterilerinden biri, “Beni buraya tekrar tekrar getiren şey kalite, bu ürünlerin doğrudan yerel çiftçilerden geldiğini bilmek fark yaratıyor.” demiştir. Çiftlikten tüketiciye uzanan bu bağlantı, kullanıcı dostu bir mobil uygulamanın geliştirilmesiyle daha da güçlendirilmiş ve otantik kooperatif ürünlerinin daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlamıştır.
Çiftçi ailelerinden gelen kadınlar, baharat hazırlama konusundaki geleneksel bilginin ticari üretime entegre edildiği yerel işleme ünitelerinde istihdam olanakları bulmuşlardır. Başlangıçta zerdeçal tozu üretimiyle başlayan işletme; sambar tozu, rasam karışımı ve otantik yerel lezzetleri koruyan çeşitli masa adlı baharatlar gibi günlük ihtiyaç duyulan ürünlerin üretimine de yönelmiştir.
Kooperatifin 1990 yılından beri üyelerine istikrarlı bir şekilde yüzde 14 temettü dağıtma taahhüdü, çiftçi aileleri için güvenilir bir ek gelir kaynağı sağlamış; eğitim, sağlık hizmetleri ve tarımı iyileştirme için ihtiyaç duyulan finansmanın teminine yardımcı olmuştur. Kârların geçici olarak azaldığı zorlu yıllarda bile ortak refahına olan bu bağlılık sarsılmaz güven kalmıştır.
Belki de en önemlisi, kooperatifin bölgenin tarımsal mirasını korumasıdır. Kooperatif, zerdeçal yetiştiriciliğinin finansal olarak sürdürülebilir kalmasını sağlayarak kırsaldan kente göç dalgasını durdurmuştur.
Bu model, çiftçiler bir araya geldiğinde toplulukların geliştiğini göstermiştir. EAPCMS’nin başarısının gerçek ölçüsü bilançolarda değil, atalarından kalan topraklarda refah içinde yaşamaya devam edebilmelerinde ve kooperatiflerinin kendileri için çalıştığını bilmenin verdiği güven duygusunda yatmaktadır.