OCAK-ŞUBAT 2026 / GÜNDEM

Ziraat eğitiminin 180. Yılı


Müge ÇEVİK    

06.04.2026 


Bu yıl, 10 Ocak 1846’da Yeşilköy’de kurulan Ayamama çiftliğinde açılan Ziraat Mektebi ile başlayan ziraat eğitim ve öğretiminin 180. yılını kutluyoruz. Geleneksel tarım yöntemlerinden, dijital teknolojilerin, hatta yapay zekânın kullanıldığı sistemlere geçilen bu 180 yılda, Anadolu’nun bereketli toprakları ile insan arasındaki bağın bilimsel bir temele oturmasında ziraat eğitimi ve ziraat fakülteleri başat rol oynuyor.

Türkiye’de tarım eğitiminin temelleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme çabalarının bir parçası olarak 10 Ocak 1846 tarihinde atılmıştır. İstanbul Yeşilköy’de (o zamanki adıyla Ayamama Çiftliği) kurulan Mektebi Zirai Şahane, bu disiplinin ilk resmî adımı olmuştur. Batılı anlamda tarım tekniklerinin öğretilmesinin hedeflendiği adeta bir deneme niteliğindeki Ayamama Çiftliğinde eğitim iki yıl sürmüş; ardından 1891’de kurulan Halkalı Ziraat Mektebi, ziraat eğitiminin gerçek anlamda kurumsallaştığı ve uzun yıllar (1928’e kadar) ülke tarımına yön verecek kadroların yetiştiği önemli bir merkez olmuştur. 
 
1930 yılında ise Ankara Yüksek Ziraat Okulu açılmıştır. Alman Ziraat Fakülteleriyle aynı eğitim sistemini benimseyen bu okul üç yıl sonra Yüksek Ziraat Enstitüsüne dönüştürülmüştür. Bu enstitü Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millî ekonominin temeli ziraattır.” vizyonuyla kurulmuş ve Türkiye’nin tarım politikası, bilimsel çalışmalar yürüten bu merkez ekseninde şekillenmeye başlamıştır. 1946 yılında cumhuriyetin ilk üniversitesi olarak kurulan Ankara Üniversitesine katılan Ziraat Fakültesi, 1955 yılına kadar Türkiye’nin tek ziraat fakültesi olarak ziraat mühendisleri yetiştirmiş ve ülke tarımına katkılarda bulunmuştur. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve hocaları daha sonra kurulan sırası ile Ege, Atatürk, Çukurova Üniversitelerini kuran; bunların Ziraat Fakültelerini geliştiren ve diğer ziraat fakültelerinin kuruluşlarında da katkıda bulunan “ana fakülte” niteliğini taşımıştır. 
 
DÜNDEN BUGÜNE
 
Günümüzde ziraat eğitimi, 1846’daki mütevazı başlangıcından çok daha geniş bir yelpazeye yayılmış ve büyük gelişmeler göstermiştir. Bugün Türkiye genelinde 40’ın üzerinde ziraat fakültesi bulunmakta ve bu fakülteler tarımın her alanında uzmanlaşmış mühendisler yetiştirmektedir. Ziraat fakülteleri sadece ekip biçmeyi öğreten değil genetikten uzay teknolojilerine kadar uzanan disiplinler arası çalışmaların ışığında çağın getirdiği tüm yenilikleri kullanan ve geliştiren tekniklerin öğretildiği önemli merkezler hâline gelmiş durumdadır. 

Haber Görseli

Ziraat fakültelerinde, Bahçe Bitkileri ve Tarla Bitkileri Bölümlerinde üretimin temeli oluşturulurken gıda güvenliği ve güvencesi ile ilgili de önemli çalışmalar yürütülmektedir. Hayvansal üretim ve ıslah konularında Zootekni Bölümleri önemli araştırmalara imza atarken bitkisel hastalık ve zararlılarla bilimsel mücadelede Bitki Koruma Bölümleri çalışmalarıyla sektöre ışık tutmaktadır. 
 
Yalnızca mekanizasyon değil akıllı tarımdan, yapay zekaya dijital tarımın gelişimiyle ilgili çalışmalara önemli katkılar veren Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümleri de yine teknoloji çağında tarımın teknolojiyle buluşarak verimin artması ve çevrenin daha çok korunması ile ilgili araştırmalar yapmaktadır. Su kaynaklarının verimli kullanımı konusunda Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümlerinde araştırmalar yapılırken tarım politikaları, tarım işletmelerinin daha kârlı ve daha bilimsel yöntemlerle yönetilebilmeleri için Tarım Ekonomisi Bölümleri önemli bir rol üstlenmektedir. 
 
Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümleri ile Su Ürünleri Mühendisliği, Peyzaj Mimarlığı ve Süt Teknolojisi gibi bölümler de Türkiye’de tarımın, tarımsal üretimin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. 
 
DİJİTAL DÖNÜŞÜM
 
Bugünün ziraat fakülteleri; insansız hava araçları (ZİHA), sensör teknolojileri, dikey tarım uygulamaları ve biyoteknoloji üzerine daha çok yoğunlaşmaktadır. İklim değişikliğiyle mücadele, kuraklığa dayanıklı tohum ıslahı, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, gıda güvenliği, çevre kirliliği ile mücadele, sağlıklı beslenme talepleri fakültelerin en kritik çalışma alanlarından biri hâline gelmiştir.
 
Sonuç olarak ziraat eğitimi, pandemi döneminde daha da iyi anlaşıldığı üzere, gıda arz güvenliğinin küresel bir var oluş meselesi hâline geldiği 21. yüzyılda, stratejik önemini her zamankinden daha fazla hissettirmektedir. Türkiye, köklü geçmişinden aldığı güçle tarımsal eğitimini çağdaş standartlara taşımaya devam etmektedir.
 
Biz de bu önemli günün yıl dönümü dolayısıyla tüm ziraat mühendislerinin, akademisyenlerin ve geleceğin tarım elçisi öğrencilerin bu anlamlı gününü kutluyoruz.
 
Kaynak: https://www.agri.ankara.edu.tr/ 
https://www.ankara.edu.tr/

zirai eğitim