KASIM-ARALIK 2018 / TARİHTEN NOTLAR

Hititlerde iktisadi hayatın temelini tarım oluşturuyordu


Hasan SOYDAN    

31.10.2018 


arih boyunca dışarıdan aldığı göçlerle farklı kültürleri birleştiren ve yeni birçok uygarlığın doğmasına sebep olan Anadolu; başta Hititler, Frigler, Urartular olmak üzere, onlarca medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Hint-Avrupalı ya da bazı araştırmacılara göre Türk kökenli bir kavim olan Hititler, MÖ 3000 yıllarının sonunda küçük gruplar halinde Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya girerek yerli halk Hatti nüfusu ile karışmış, Hitit Devleti’ni kurmuşlardır.  Başkentleri Boğazkale-Hattuşa’dır.
Hititlerde kral tüm Hitit ülkesinin sahibidir. Toprakları, Fırtına Tanrısının yeryüzündeki temsilcisi olarak idare etmektedir. Bolluğu, bereketi, üremeyi temsil eden ana tanrıça, Hititlerde Kubaba olarak adlandırılır.

Konya İvriz’de bulunan Hitit anıtında;  Bereket Tanrısı Tarhund elinde bereketi temsil eden buğday başağı ve üzüm salkımını tutmakta, Kral Warpavalas ise tanrıdan bereket ve bolluk dilenmek üzere ellerini kavuşturmuş saygılı bir şekilde kıyam etmektedir.  Bu anıt eser, dünyada bulunan en eski zirai abide olarak kabul edilmiştir.

İnsan gücüne göre çok yüksek olan boğanın gücünden yararlanma; antik zaman inançlarını etkilediği gibi, tarım aletlerinin geliştirilmesinde de etkili olmuştur. Saban, kağnı, döğen gibi tarım aletleri hayvan gücüne bağlı olarak geliştirilmiştir.  İnsan ve gücü ile kullanılan kazma, kürek, bel, orak, çapa, yaba gibi ahşap ya da metallerden yapılmış tarım aletleri de ihtiyaçlara göre geliştirilmiştir.

HİTİLERDE TARIM ALETLERİ ETKİN BİR ŞEKİLDE KULLANILIYORDU

Hititler tarafından geliştirilen hayvan gücüyle çekilen kağnı, günümüze kadar varlığını sürdürmüş, 20. yüzyılın sonlarına kadar etkin bir şekilde kullanılmıştır. Günümüzde ender olarak dağ köylerinde varlığını sürdürmektedir.

Hitit uygarlığında tarım aletlerinin etkin bir şekilde kullanıldığı görülmektedir.  Yazılıkaya kabartmasında yer alan on iki tanrı kabartmasında, ellerinde metalden yapıldığı anlaşılan orak aleti buna örnektir.

Hitit uygarlığında tarımsal üretim, iktisadi hayatın temelini oluşturur. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin çoğunu bugün Anadolu’da görmek mümkündür. Bu ürünlerden arpa ve buğday ilk sırayı almaktadır. Halkın geçim kaynağını ve temel besinini oluşturan buğdayın fiyatı diğer ürünlerin fiyatlarıyla kıyaslandığında daha ucuz ve herkesin alabileceği düzeyde olduğu görülür.

Hitit uygarlığında bitkisel üretim olarak arpa, buğday, çavdar gibi hububatlar ve bir takım baklagiller yetiştirilmiştir. Ayrıca susam, ayçiçeği, mercimek, nohut, bakla, kimyon, kişniş, soğan sarımsak, çiğdem, su teresi, bezelye, fasulye, keten tohumu, kara burçak ve çayır bezelyesi yetiştiriciliği yapılmıştır.  Buğday çeşidi olarak Emmer buğdayı(Tririticum Dicoccum), meyve olarak üzüm, elma, kayısı, kızılcık, incir, nar ve zeytin yetiştirildiği anlaşılmaktadır.

HAYVANLARA KARŞI İŞLENEN SUÇLARA KARŞI YÜKSEK CEZALAR

Hititlerde, tarım arazileri ve onlardan elde edilen ürünler yasalarla koruma altına alınmıştır. Hitit belgelerinden hayvansal üretim olarak sığır, domuz, at, katır, koyun, keçi üretimi yapıldığı görülmektedir.  Hayvanların alım satım değerleri kanunlarla belirlenmiş, en yüksek fiyat ise koşum atına verilmiştir. Tarımsal üretimin aksamaması için, üretimin temel gücü olan koşum hayvanlarının korunması amaçlanmış, hayvanlara karşı işlenen suçlara karşı oldukça yüksek cezalar verilmiştir.

Tarımsal üretime dayalı el sanatlarından dericilik, dokumacılık ve şarapçılık da gelişmiştir. Ayrıca Tanrıya sunulan hediyeler arasında balın da olması, suçlar arasında arı kovanı çalınmasının geçmesi; Hititler’in arıcılık yaptığını da göstermektedir.

Anadolu’daki ilk barajları ve su kanallarını Hititler yapmıştır. Arkeolojik kazılarda, Hititler döneminde su dağıtımı için kullanılmış olan çok sayıda pişmiş toprak künk bulunmuştur.  Beyşehir’de Toros dağlarının bittiği ve ovanın başladığı yerde kurulmuş olan Eflatun Pınar Anıtı, Hititler’den sonra da fonksiyonunu kaybetmeden bugüne kadar ayakta kalabilen en güzel örnektir.  Özgün taş işçiliği, kabartmalardaki kompozisyon ve bir açık hava tapınağı olarak düzenlenmesi ile Hitit Uygarlığı’nın diğer kaya anıtlarından ayrılan Eflatun Pınar Anıtı, bir su yapısı olmasının yanında Hitit tanrıları panteonu olarak yapılmıştır.  Havuza eklenen kanallar suyun havuz içerisine akmasını sağlayarak dönemin su tesisatı ile su teknolojisi hakkında da önemli bilgiler vermektedir. Temiz, berrak ve gür su, hem bölge yaşayanları hem de tarımsal üretim için hayat kaynağı konumunda olup, içenlere ab-ı hayat budur dedirtecek niteliktedir. Sonradan bu yapıya Eflatun Pınarı adının verilmesi, muhtemeldir ki; Antik Yunan düşünürlerinin özellikle Aristo ve Eflatun’un ab-ı hayatı (ölümsüzlük suyu) aramış olmalarından dolayı, aranan yerin burası olduğunu işaret etmek için olmalıdır.

Hititlerde oldukça gelişmiş bir toprak rejimi vardır. Hitit kralları, ülke arazisini mülkiyet hakkını elinde tutmak şartıyla kullanma hakkını dini kuruluşlara ve şahıslara vermiştir. Bunun yanında özel mülkiyet hakkının tanındığı da görülmektedir.

İvriz kabartmasında Bereket Tanrısı Tarhund’un elinde bereketi temsil eden buğday başağı ve üzüm salkımını tutması, bu iki tarımsal ürünün kutsal kabul edilmesini de getirmiştir. Buğday ve ondan yapılan ekmeğe saygı duyulması, yere düşünce öpülerek başa kaldırılması, çöpe atılmaması, ekmek üzerine yemin edilmesi gibi adetler Hititler’in yaşadığı bölgelerde varlığını sürdürmektedir.  Ankara, Çorum, Yozgat, Kayseri, Konya bölgelerinde ekmeğin en lezzetlilerinin yapılması, eski bilgi ve yöntemlerin devam ettirildiğini göstermektedir. Bütün bu bilgiler ışığında kültürel katmanlarımızın önemli bir kısmının Hitit uygarlığından miras kaldığını iddia etmek çok uzak bir ihtimal olmasa gerekir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Ahmet Deniz, “Anadolu Tarihinde Hititlerin Sosyo-Ekonomik Yaşantısı”, Turkish Studies, Kış 2015.

Esma Reyhan, “Hititlerde Devlet Gelirleri, Depolama ve Yeniden Dağıtım”, Akademik Bakış, Cilt 2, Sayı 4, Yaz 2009.

Fatma Sevinç, “Hititlerin Anadolu’da Kurdukları Ekonomik ve Sosyal Sistem”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Mayıs 2008, Sayı 17.

İlknur Taş, “Hititlerde Ölçü Birimleri ve Bunların Hitit Metinlerinde Kullanımı Üzerine Bir Değerlendirme”, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, c. 1, sayı 1, Aralık 2008.

Pancar Dergisi, sayı 154, Temmuz 1965.

Pınar Bülbül, “Eski Anadolu’da Tarım Faaliyetleri”, Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2017, sayı 17.

Selahattin Batu, Etilerde Ziraat ve Hayvancılık, YZE, Ankara 1939.

Turgut Yiğit, “Hititler”, Uygarlık Tarihi, Akademi Yay., 4. Baskı, Ankara 2009.

Anadolu Medeniyetler Müzesi Envanteri, Alacahöyük ve Boğazköy Müzesi Envanteri.

hititlerde tarım hititlerde tarım aletleri Eflatun Pınar Anıtı İvriz kabartması